Yargıtay 15. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/12385 K.2012/35470
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı sonrası adli para cezasının ve ilgili hükümlerin yasal düzenlemelere uygun olarak belirlenip belirlenmediği. Mahkemenin sonucu: Karar, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek 12500 TL yerine 100 TL adli para cezası ve diğer hatalı hükümleri düzelterek mahkumiyet kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olabilecek ilam bulunması karşısında, ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini içerir şekilde onaylı suretinin dosya arasına getirtilip incelenerek tekerrüre esas olup olmadığının tartışılmaması hususu aleyhe temyiz bulunmadığından; 5237 sayılı TCK'nun 61/8. maddesine göre, adli para cezası hesaplanırken artırım ve indirimlerin belirlenen tam gün sayısı üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, belirlenen tam günün aynı Yasanın 52/2. maddesine göre belirlenen bir gün karşılığı tayin olunan miktar ile çarpılarak bulunan değer üzerinden yapılması sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulun mahkumiyet hükmünde hapis cezası asgari hadden tayin edildiği halde, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının tayininde tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edilmesi, 2-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3-TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi”nden münhasıran "kendi alt soyu bakımından" şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu aykırılıkların aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı yasanın CMUK 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından "12500 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına" bölümünün çıkarılıp yerine "100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin ve şartla tahliye tarihine kadar velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bulunmaktan yoksun bırakılması kısmına "kendi alt soyu üzerindeki" ibaresinin eklenmesi; vekalet ücretine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olabilecek ilam bulunması karşısında, ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini içerir şekilde onaylı suretinin dosya arasına getirtilip incelenerek tekerrüre esas olup olmadığının tartışılmaması hususu aleyhe temyiz bulunmadığından; 5237 sayılı TCK'nun 61/8. maddesine göre, adli para cezası hesaplanırken artırım ve indirimlerin belirlenen tam gün sayısı üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, belirlenen tam günün aynı Yasanın 52/2. maddesine göre belirlenen bir gün karşılığı tayin olunan miktar ile çarpılarak bulunan değer üzerinden yapılması sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulun mahkumiyet hükmünde hapis cezası asgari hadden tayin edildiği halde, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının tayininde tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edilmesi, 2-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3-TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi”nden münhasıran "kendi alt soyu bakımından" şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; bu aykırılıkların aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı yasanın CMUK 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından "12500 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına" bölümünün çıkarılıp yerine "100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin ve şartla tahliye tarihine kadar velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bulunmaktan yoksun bırakılması kısmına "kendi alt soyu üzerindeki" ibaresinin eklenmesi; vekalet ücretine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.