Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/5992 K.2017/5906
Özet: Mahkeme, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca izinsiz müdafî atandığını, ancak bu konuda sanığa bilgi verilmediği ve müdafî ile sanığın duruşmalarda bir araya gelmediği gerekçesiyle, hürriyetini tahdit suçundan mahkumiyet kararı yayınlamış, kararı Yargıtay'ya tebliğiyle temyiz ettikten sonra, müdafî atasızlık nedeniyle kararın geçerliğini kabul etmiş çalıştırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hürriyeti tahdit
HÜKÜM: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosyada sanığa 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi gereğince müdafii tayin edilmesine karşılık sanığa bu durum bildirilmediği gibi, sanık ile müdafiin duruşmalarda da bir araya gelmedikleri, sanığın savunmasının alındığı 15.12.2010 tarihli duruşmada müdafi talebi olmadığını ifade ettiği ve atılı suç itibariyle zorunlu müdafiliği gerektiren bir durumda bulunmaması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.06.2009 gün ve 2009/6-57 Esas, 2009/168 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığa mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiin hükmü temyiz etmesi, kendisine müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuki bir sonuç ifade etmediğinden gerekçeli kararın sanığa tebliğiyle tebellüğ belgesi ile sunulduğu takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin dosyaya eklenmesinin ardından Dairemize iadesi için esası incelenmeyen dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hürriyeti tahdit
HÜKÜM: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosyada sanığa 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi gereğince müdafii tayin edilmesine karşılık sanığa bu durum bildirilmediği gibi, sanık ile müdafiin duruşmalarda da bir araya gelmedikleri, sanığın savunmasının alındığı 15.12.2010 tarihli duruşmada müdafi talebi olmadığını ifade ettiği ve atılı suç itibariyle zorunlu müdafiliği gerektiren bir durumda bulunmaması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.06.2009 gün ve 2009/6-57 Esas, 2009/168 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığa mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiin hükmü temyiz etmesi, kendisine müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanık açısından hukuki bir sonuç ifade etmediğinden gerekçeli kararın sanığa tebliğiyle tebellüğ belgesi ile sunulduğu takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin dosyaya eklenmesinin ardından Dairemize iadesi için esası incelenmeyen dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.