Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/6001 K.2016/8490
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin sanıkların vekaletnameli müdavileriyle ilgili savunma hakkının kısıtlanması ve ilgili ilamların teblig edilmemesi nedeniyle, 13.12.2016 tarihinde oybirliğiyle ilk derece lehine bozma kararı alarak mahkûmiyet hükmünü reddetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 22.01.2013 gün ve 2011/14961 Esas, 2013/361 Karar sayılı bozma ilamından sonra sanık ...'ın vekaletnameli müdafiin görevden çekildiğine dair verdiği dilekçenin sanığa tebliğ edilmediği, daha sonra Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması üzerine son celse hazır edilen ...'ın, aynı celse diğer sanık ...'in müdafii hazır olduğu halde "haklarımı ve yükümlülüklerimi anladım, susma hakkımı kullanmayacağım, müdafiim hazır, süre talebim yoktur, savunma yapmaya hazırım" şeklinde beyanda bulunması karşısında müdafisinin çekildiğinden haberdar olmadığının anlaşıldığı, ayrıca ...'a mahkemece bu durumun bildirilmediği de dikkate alınarak öncelikle vekaletnameli müdafiin, görevinden çekildiği hususu bildirilerek yeniden müdafii seçip seçmeyeceğinin sorulması, müdafii seçecek durumda olmadığı ve bir müdafii yardımından faydalanmak istediği beyan edildiği takdirde ise kendisine baro tarafından bir müdafii görevlendirilebileceği hususunun ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 22.01.2013 gün ve 2011/14961 Esas, 2013/361 Karar sayılı bozma ilamından sonra sanık ...'ın vekaletnameli müdafiin görevden çekildiğine dair verdiği dilekçenin sanığa tebliğ edilmediği, daha sonra Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması üzerine son celse hazır edilen ...'ın, aynı celse diğer sanık ...'in müdafii hazır olduğu halde "haklarımı ve yükümlülüklerimi anladım, susma hakkımı kullanmayacağım, müdafiim hazır, süre talebim yoktur, savunma yapmaya hazırım" şeklinde beyanda bulunması karşısında müdafisinin çekildiğinden haberdar olmadığının anlaşıldığı, ayrıca ...'a mahkemece bu durumun bildirilmediği de dikkate alınarak öncelikle vekaletnameli müdafiin, görevinden çekildiği hususu bildirilerek yeniden müdafii seçip seçmeyeceğinin sorulması, müdafii seçecek durumda olmadığı ve bir müdafii yardımından faydalanmak istediği beyan edildiği takdirde ise kendisine baro tarafından bir müdafii görevlendirilebileceği hususunun ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.