Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/9381 K.2014/6582
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, mağdurenin sanıklar tarafından zorla kaçırıldığını iddia ettiği ve bu eylemin TCK 109/2, 3‑b ve 5. fıkrası kapsamında cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım etme niteliğinde olup olmadığıdır. (2) Mahkeme, sanıkların temyiz itirazlarını reddederek mahkumiyet kararını onaylamış, ancak 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK uyarınca bu kararı bozmuş ve hükümlerin cezasının infazı sonrası denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ...'ın, yokluğunda verilen karar kendisine tebliğ edildiği halde, hükmü temyiz etmediği anlaşılmakla, incelemenin sanıklar ...,..., ..., ..., ...'in kendileri haklarında kurulan hükme yönelik temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunan sanık ... hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki tutarlı anlatımlarında, diğer sanıklar tarafından zorla kaçırıldığını sanık ...'ın ablası ve eniştesi olan sanıklar ... ve ...'a söyleyerek onlardan yardım istemesine rağmen kendisini evlerinde saklamaya devam ettiklerini söylemesi, mağdurenin bu sanıklar tarafından Cumhuriyet Savcılığına götürülmüş olması, olayın gerçekleşme biçimi ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların eyleminin TCK.nın 109. maddesinin 2, 3-b ve 5. fıkralarında düzenlenen cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım etme niteliğinde olduğu gözetilmeyerek, yazılı şekilde anılan maddenin 1. fıkrası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre;
Mahkemece, nüfus kaydına göre 01.08.1987 doğumlu olup, suç tarihinde 20 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin sanıklar ... ve...'a diğer sanıklar tarafından zorla kaçırıldığını söylemediği, birlikte piknik alanına gittiklerinde yardım isteme olanağı varken istemediği ve cebir, tehdit ve hile olmaksızın evlerinde iki gün kaldığının kabul edilmesi karşısında, TCK.nın 26. maddesi hükmü gözetilerek sanıkların beraatlerine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazlı bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlerin ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ...'ın, yokluğunda verilen karar kendisine tebliğ edildiği halde, hükmü temyiz etmediği anlaşılmakla, incelemenin sanıklar ...,..., ..., ..., ...'in kendileri haklarında kurulan hükme yönelik temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunan sanık ... hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ... ve... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki tutarlı anlatımlarında, diğer sanıklar tarafından zorla kaçırıldığını sanık ...'ın ablası ve eniştesi olan sanıklar ... ve ...'a söyleyerek onlardan yardım istemesine rağmen kendisini evlerinde saklamaya devam ettiklerini söylemesi, mağdurenin bu sanıklar tarafından Cumhuriyet Savcılığına götürülmüş olması, olayın gerçekleşme biçimi ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların eyleminin TCK.nın 109. maddesinin 2, 3-b ve 5. fıkralarında düzenlenen cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım etme niteliğinde olduğu gözetilmeyerek, yazılı şekilde anılan maddenin 1. fıkrası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre;
Mahkemece, nüfus kaydına göre 01.08.1987 doğumlu olup, suç tarihinde 20 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin sanıklar ... ve...'a diğer sanıklar tarafından zorla kaçırıldığını söylemediği, birlikte piknik alanına gittiklerinde yardım isteme olanağı varken istemediği ve cebir, tehdit ve hile olmaksızın evlerinde iki gün kaldığının kabul edilmesi karşısında, TCK.nın 26. maddesi hükmü gözetilerek sanıkların beraatlerine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazlı bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlerin ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.