Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/6455 K.2012/5808
Özet: İçtihat Metni kararı, 21.04.2004 tarihli ırz ve namusa tasaddide suçunun 3320 sayılı Kanun ve TTK hükümlerine göre zamanaşımına tabi olmasından dolayı, 23.05.2012 tarihinde tek oyla, Yargıtayın 2012/6455 ve 2012/5808 sayılı kararlarını “bozma” ile “davanın durma” yönünde kabul etti.
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma eylemleri sarkıntılık kabul edilerek mahkûmiyetine dair Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2010 gün ve 2009/1574 Esas, 2010/95 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun kabule göre, sarkıntılık suçlarının 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 7 aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve suç tarihi olan 21.04.2004'den inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, ancak 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Oluşa uygun kabule göre, sarkıntılık suçlarının 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 7 aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve suç tarihi olan 21.04.2004'den inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, ancak 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.