Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/11989 K.2012/12005
Özet: Uyuşmazlık, sanığın iki kez nitelikli cinsel saldırı ve bir kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkum edilip beraat kararının geçerliliği üzerineydi; Mahkeme, beraat kararını usulüne uygun bulup onayladı ancak diğer suçlamalar için sanığı mahkum etti, ardından bu kararın bozulmasına ve sanığın tahliyesine karar verdi.
Nitelikli cinsel saldırı (iki kez) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (bir kez) suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; katılan ...'e yönelik işlediği iddia olunan nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine ve atılı diğer suçlardan mahkûmiyetine dair Rize Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.03.2012 gün ve 2010/262 Esas, 2012/31 Karar sayılı cinsel saldırı suçu yönünden re'sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat kararı usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanığın katılan ...'ye yönelik işlediği nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanığın eşi olan mağdurenin aşamalarda, yolda karşılaştıkları tanıklardan ve ormanlık arazide uzaktan gördüğü jandarma görevlilerinden sanığın tehditleri nedeniyle yardım isteyemediği, olaydan sonra genel vasıtalarla Giresun ilindeki kayınvalidesinin evine gidip bir süre burada kaldıkları ve sonrasında ayrı bir ev tuttukları şeklindeki eylemlerin zorla olduğuna ilişkin önemli çelişkiler içeren, samimiyeti kuşkulu ve yaşamın olağan akışına ters düşen anlatımları, olayın mağdurenin rızasıyla olduğuna dair kararlılık taşıyan sanık savunması, mağdurenin annesi olan tanık ..., sanığın havaya iki el ateş ettiğini belirtmesine rağmen yakın bir mesafede bulunup olay sırasında sanık ve mağdure ile karşılaşan tanık ...'nın kollukta verdiği ilk beyanında silah sesi duyduğundan bahsetmeksizin, "mağdure kendi rızasıyla gidiyordu, direnmesi ve zorla götürülür bir hali yoktu, tanımasına rağmen benden yardım talebinde de bulunmadı" şeklindeki anlatımları ve tüm dosya içeriğinden, sanığın, mağdureyi rızası hilâfına hürriyetinden yoksun bıraktığına ve zorla cinsel saldırıda bulunduğuna dair mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden cinsel saldırı suçu yönünden re'sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal tahliyesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat kararı usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanığın katılan ...'ye yönelik işlediği nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanığın eşi olan mağdurenin aşamalarda, yolda karşılaştıkları tanıklardan ve ormanlık arazide uzaktan gördüğü jandarma görevlilerinden sanığın tehditleri nedeniyle yardım isteyemediği, olaydan sonra genel vasıtalarla Giresun ilindeki kayınvalidesinin evine gidip bir süre burada kaldıkları ve sonrasında ayrı bir ev tuttukları şeklindeki eylemlerin zorla olduğuna ilişkin önemli çelişkiler içeren, samimiyeti kuşkulu ve yaşamın olağan akışına ters düşen anlatımları, olayın mağdurenin rızasıyla olduğuna dair kararlılık taşıyan sanık savunması, mağdurenin annesi olan tanık ..., sanığın havaya iki el ateş ettiğini belirtmesine rağmen yakın bir mesafede bulunup olay sırasında sanık ve mağdure ile karşılaşan tanık ...'nın kollukta verdiği ilk beyanında silah sesi duyduğundan bahsetmeksizin, "mağdure kendi rızasıyla gidiyordu, direnmesi ve zorla götürülür bir hali yoktu, tanımasına rağmen benden yardım talebinde de bulunmadı" şeklindeki anlatımları ve tüm dosya içeriğinden, sanığın, mağdureyi rızası hilâfına hürriyetinden yoksun bıraktığına ve zorla cinsel saldırıda bulunduğuna dair mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden cinsel saldırı suçu yönünden re'sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal tahliyesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.