Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/9948 K.2012/147
Özet: Yargıtay, 14. Ceza Dairesi 2011/9948 E., 2012/147 K.’daki sanığın 12.09.2002 tarihli sarkıntılık suçunun 765 sayılı TCK. 421/2. maddesinin cezasının, 102/4 ve 104/2. maddelerin belirlediği 7 yıl 6 aylık asli-iilave zamanaşımına tâbi olduğu gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK. 7/2 ve 5320 sayılı Kanun. 8/1 maddelerinin uyarınca bozulmasına karar vererek, 11.01.2012 tarihinde oybirliğiyle söz konusu kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmetti.
Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık ...’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin sarkıntılık suçunu oluşturduğunun kabûlüyle mahkûmiyetine dair Tokat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.01.2009 gün ve 2008/241 Esas, 2009/22 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun şekilde sanığın işlediği kabûl olunan sarkıntılık suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 12.09.2002’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Oluşa uygun şekilde sanığın işlediği kabûl olunan sarkıntılık suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 12.09.2002’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.