Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/4637 K.2012/8469
Özet: Uyuşmazlık, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanığın beraatına ilişkin 2007/494 ve 2006/697 sayılı Asliye Ceza Mahkemesi kararlarının Yargıtayca incelenmesiyle ortaya çıktı; mahkeme, sanığın mağdur üzerinde zincirleme biçimde basit cinsel istismar işlediğini kabul ederek, adli tıp raporlarıyla ruh sağlığında bozulma olmadığını belirtti. Sonuç olarak, Yargıtay 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek sanığın beraatını bozdu ve kararı iptal etti.
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.06.2007 gün ve 2006/697 Esas, 2007/494 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa suç atması için herhangi bir neden bulunmadığı anlaşılan ve nüfus kayıt örneğine göre 13 yaş 4 aylık olan mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, bu anlatımı destekleyen annesi tanık ...'ın beyanları, dosya içerisinde bulunan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2006 tarih ve 2306 sayılı iddianame içeriği ve tüm dosya içeriğinden, sanığın değişik tarihlerde mağdureye karşı 5237 sayılı TCK.nın 103/1 ve 43. maddelerinde tanımlanan zincirleme biçimde basit cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olabileceği gözetilerek, mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğünün 27.10.2006 günlü raporundaki “kişinin beden ve ruh sağlığının bozulduğu yönünde tıbbi bulgu saptanmadığı” şeklindeki açıklamaya rağmen, katılanın dosyaya sunduğu 06.12.2006 günlü psikiyatrist tarafından düzenlenen raporda “klinik açıdan anksiyete, gerginlik, endişe, her an tetikte olma hali, uykusuzluk, karabasanlı düşler, yalnız kalamama, tek başına rahat hareket edememe, güvensizlik gibi semptomlardan oluşan bir kronikleşmeye eğilimli travmatik bozukluk ve buna eşlik eden anksiyodepresif bozukluk tanıları uygundur” şeklindeki açıklamalar dikkate alınarak mağdurenin Adli Tıp Kurumuna dava dosyası ile birlikte gönderilerek atılı suçun sonucunda ruh sağlığında bozulma olup olmadığı saptandıktan sonra görev konusu da nazara alınmak suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken bu husus yerine getirilmeden yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığa suç atması için herhangi bir neden bulunmadığı anlaşılan ve nüfus kayıt örneğine göre 13 yaş 4 aylık olan mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, bu anlatımı destekleyen annesi tanık ...'ın beyanları, dosya içerisinde bulunan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2006 tarih ve 2306 sayılı iddianame içeriği ve tüm dosya içeriğinden, sanığın değişik tarihlerde mağdureye karşı 5237 sayılı TCK.nın 103/1 ve 43. maddelerinde tanımlanan zincirleme biçimde basit cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olabileceği gözetilerek, mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğünün 27.10.2006 günlü raporundaki “kişinin beden ve ruh sağlığının bozulduğu yönünde tıbbi bulgu saptanmadığı” şeklindeki açıklamaya rağmen, katılanın dosyaya sunduğu 06.12.2006 günlü psikiyatrist tarafından düzenlenen raporda “klinik açıdan anksiyete, gerginlik, endişe, her an tetikte olma hali, uykusuzluk, karabasanlı düşler, yalnız kalamama, tek başına rahat hareket edememe, güvensizlik gibi semptomlardan oluşan bir kronikleşmeye eğilimli travmatik bozukluk ve buna eşlik eden anksiyodepresif bozukluk tanıları uygundur” şeklindeki açıklamalar dikkate alınarak mağdurenin Adli Tıp Kurumuna dava dosyası ile birlikte gönderilerek atılı suçun sonucunda ruh sağlığında bozulma olup olmadığı saptandıktan sonra görev konusu da nazara alınmak suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken bu husus yerine getirilmeden yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.