Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/3887 K.2012/1910
Özet: (1) Sanığın ırk ve namusa tasaddide bulunma suçundan beraat edilmesiyle birlikte müessir fiil suçundan mahkumiyetine ilişkin kararın temyiz incelenmesi; (2) Yargıtay, irdetilen ırk ve namusa tasaddide bulunma hükmünün zamanaşımı nedeniyle bozulmasına karar vererek ilgili kamu davasını düşürdü.
Irz ve namusa tasaddide bulunma ve müessir fiil suçlarından sanık ...'in yapılan yargılaması sonucu, ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan beraatine, müessir fiil suçundan mahkûmiyetine dair Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.03.2007 gün ve 2006/543 Esas, 2007/92 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Müessir fiil suçundan kurulan hüküm 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219/3-B sayılı Kanun ile değişik CMUK.nın 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi kabil olmadığından, sanık müdafiin ve katılan vekilinin bu suça yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, temyiz incelemesinin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, Aralık 2003 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 21.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Müessir fiil suçundan kurulan hüküm 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219/3-B sayılı Kanun ile değişik CMUK.nın 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi kabil olmadığından, sanık müdafiin ve katılan vekilinin bu suça yönelik temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, temyiz incelemesinin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, Aralık 2003 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 21.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.