Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/3213 K.2012/5526
Özet: Bölünen 14. Ceza Dairesi, 2011/3213 E. ve 2012/5526 K. incelenerek, 11.03.2004 ve 13.03.2004 tarihli ırza ve namusa tasaddide suçlarından hükümlü olarak ilan edilen sanığın, 765 sayılı TCK’nın 416/2 başlığıyla verilen 7 yıl 6 aylık vigörce cezanın zamanaşımı süresi içinde bozulmuş olup, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesine dayanarak kararının bozulmasına kararı, yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.
Irza geçmeye teşebbüs ve sarkıntılık suçlarından sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; zincirleme basit cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair Bartın Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2006 gün ve 2006/149 Esas, 2006/198 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen ve zamanaşımı yönünden lehine olan ırza ve namusa tasaddide bulunma suçuna ilişkin 765 sayılı TCK.nın 416/2 maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihleri olan 11.03.2004 ve 13.03.2004 tarihleriyle inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen ve zamanaşımı yönünden lehine olan ırza ve namusa tasaddide bulunma suçuna ilişkin 765 sayılı TCK.nın 416/2 maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihleri olan 11.03.2004 ve 13.03.2004 tarihleriyle inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.