‹ Ana sayfa
Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/1702 K.2012/1650

Esas No: 2011/1702 · Karar No: 2012/1650 · Karar Tarihi: 15.02.2012
Özet: Uyuşmazlık, reşit olmayan bir kişiyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanıkların cezai sorumluluğu ve ilgili kanun hükümlerinin uygulanması konusundaki temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, sanıkların savunma hakkının kısıtlanmasını ve ilgili kanun maddelerinin yanlış uygulandığını kabul ederek kararlarını bozdu ve yeniden inceleme için geri gönderdi.
Reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanıklar ..., ..., ... ile ...'un yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Niğde Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.04.2007 gün ve 2005/44 Esas, 2007/92 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İddianamede sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.nın 433. maddesi ile cezasından indirim yapılması talep edildiği halde CMK.nın 226. maddesi uyarınca sanığa yahut müdafiine ek savunma ... tanınmadan anılan madde tatbik edilmeksizin hüküm kurulmak suretiyle sanık ...'ın savunma hakkının kısıtlanması,
Sanık ...'in üzerine atılı zorla kaçırıp alıkoyduğu reşit olmayan kimseyi hiç bir şehevi harekette bulunmaksızın kendiliğinden serbest bırakma suçunun kanunda öngörülen cezasının alt sınırına göre lehe yasa ve müktesep hak hükümleri itibarıyla 5395 sayılı Kanunun 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşıldığından öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması sonuçsuz kalması halinde sanığa tayin edilen hapis cezasının 3 yılın altında kalması nedeniyle sanık hakkında 15.07.2005 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 19.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 23. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sanıklar ... ve ... haklarında hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar .., ..., ile ...'in yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5.
maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?