Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/1519 K.2012/1670
Özet: Uyuşmazlık, reşit olmayan bir kişiyi zorla kaçırıp alıkoyma ve irz‑namusa tasaddide bulunma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararlarının Yargıtayca incelenmesi talebidir; Mahkeme, reşit olmayan mağdurun vekil tayin edilmemesi nedeniyle inceleme süresinin dolmasına rağmen, 16.12.2003 tarihli suç için zamanaşımı süresi dolduğunu tespit ederek, ilgili kararları bozmuş ve sanığın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini onaylamıştır.
Irz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.03.2006 gün ve 2006/68 Esas, 2006/159 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarı nazara alınarak ve yasal süreden sonra talep edilen sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca yaşı küçük mağdureye zorunlu vekil tayin edilmemesi, inceleme tarihinde mağdurenin 18 yaşını ikmal etmesi nazara alındığında telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Delillerle iddia, savunma ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hüküm temyiz incelemesine gelince;
Sanığa isnat edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 16.12.2003 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hükmedilen ceza miktarı nazara alınarak ve yasal süreden sonra talep edilen sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca yaşı küçük mağdureye zorunlu vekil tayin edilmemesi, inceleme tarihinde mağdurenin 18 yaşını ikmal etmesi nazara alındığında telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Delillerle iddia, savunma ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hüküm temyiz incelemesine gelince;
Sanığa isnat edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 16.12.2003 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.