Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/106 K.2011/433
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, reşit olmayan bir kişiyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanığın cezai sorumluluğu ile ilgili zamanaşımı ve hukuki durumunun belirlenmesi. (2) Mahkeme, sanığın 7 yıl 6 aylık cezanın üst sınırı dahilinde zamanaşımına tabi olduğunu kabul ederek hükmü bozdu ve kararını temyiz edilmemiş olarak teştirledi.
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...'ün yapılan yargılaması sonunda; eyleminin ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoymaya fer'an iştirak suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.10.2006 gün ve 2006/309 Esas, 2006/555 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın isnat olunun reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun tâbi olduğu kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan Kasım 2001'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Sanık hakkında ırza geçmeye fer'an iştirak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mağdurenin incelenen nüfus kaydına göre 19.05.1987 olarak görünen doğum tarihinin nüfus kayıtlarına 02.11.1987 tarihinde tescil olunduğu ve suç tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal etmesine 6 ay gibi kısa bir süre kaldığının anlaşılması karşısında, suçun oluşumu ve niteliğine etkisi bakımından ilgili merciinden doğum tutanağının onaylı sureti getirtilip, resmi bir kurumda doğmadığının saptanması halinde, yaşını belirlemeye yönelik kemik grafileri çektirilerek, radyoloji uzmanının da mevcut olduğu tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurulu raporunun aldırılması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorulup, suç tarihindeki gerçek yaşı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre haklarındaki hükümler temyiz edilmeyen sanıklar Hüseyin Aydın ve Baki Aydın'a aynı Kanunun 325. maddesine göre TEŞMİLİNE, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.