Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/10196 K.2016/13794
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
17.5.2005 tarihli tutanakta, vatandaşların hırsız kovaladıklarını bildirmesi üzerine, vatandaşların kovaladıkları iki şahsı kovalamaca sonucu yakaladıklarının belirtilmesi, ancak vatandaş olarak belirtilen tanıkların kim olduklarına ve beyanına ilişkin bir bilgi bulunmaması, Dairemizin 13.02.2013 tarihli bozma ilamında “Vatandaşların hırsız kovaladıklarının bildirilmesi üzerine olay yerine gittiği anlaşılan kolluk görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek olayla ilgili görgü ve bilgilerinin ayrıntılı bir biçimde saptanıp; 15.07.2005 tarihli tutanakta sanıkları kovaladıkları belirtilen kişilerin kimler olduğu hususunun da sorularak, sözkonusu kişilerin tespiti ile onların da tanık sıfatıyla beyanlarının alınması suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği” yönündeki bozma ilamından sonra bozmaya uyularak mahkemece dinlenen tutanak mümziilerinin tutanak içeriğinin doğru olduğunu ancak aradan zaman geçmesi nedeniyle olayı hatırlayamadıklarını, olay yerinde bulunan vatandaşları tanımadıklarını beyan etmeleri karşısında, sanığın atılı suçu işlediği yönündeki delillerin neler olduğu gösterilip tartışılmadan tüm aşamalardaki savunmasında atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın atılı suçtan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
17.5.2005 tarihli tutanakta, vatandaşların hırsız kovaladıklarını bildirmesi üzerine, vatandaşların kovaladıkları iki şahsı kovalamaca sonucu yakaladıklarının belirtilmesi, ancak vatandaş olarak belirtilen tanıkların kim olduklarına ve beyanına ilişkin bir bilgi bulunmaması, Dairemizin 13.02.2013 tarihli bozma ilamında “Vatandaşların hırsız kovaladıklarının bildirilmesi üzerine olay yerine gittiği anlaşılan kolluk görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek olayla ilgili görgü ve bilgilerinin ayrıntılı bir biçimde saptanıp; 15.07.2005 tarihli tutanakta sanıkları kovaladıkları belirtilen kişilerin kimler olduğu hususunun da sorularak, sözkonusu kişilerin tespiti ile onların da tanık sıfatıyla beyanlarının alınması suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği” yönündeki bozma ilamından sonra bozmaya uyularak mahkemece dinlenen tutanak mümziilerinin tutanak içeriğinin doğru olduğunu ancak aradan zaman geçmesi nedeniyle olayı hatırlayamadıklarını, olay yerinde bulunan vatandaşları tanımadıklarını beyan etmeleri karşısında, sanığın atılı suçu işlediği yönündeki delillerin neler olduğu gösterilip tartışılmadan tüm aşamalardaki savunmasında atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın atılı suçtan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.