Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/209 K.2013/8322
Özet: Mahkemesinin, TCK 143. maddesinin gece vakti hırsızlık unsurlarıyla uyumlu olmadığını ve TCK 35/2. maddesinin uygulanması gereğini gözden kaçırdığını tespit etmesiyle, 5320 sayılı Kanun 8/1. maddesi ve CMUK 326/son maddesi uyarınca, mahkumiyet mahkeme kararının bozulduğunu kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-01.05.2008 tarihli tutanağa göre, suça konu rayların saat 18:30'da araca yüklenmeye başlanıldığı, saat 20:35 sıralarında biten yükleme işleminin ardından hareket eden aracın durdurularak sanıkların yakalandığı ve olay tarihinde güneşin saat 19:14'de battığının anlaşılması karşısında; suçun gece vakti işlendiği gözetilip haklarında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tartışılmaması, 2-Sanıkların, ihbar üzerine olay yerinde bekleyen kolluk görevlilerinin kesintisiz takibiyle, suç mahallinden uzaklaşamadan ve suça konu eşyayı hakimiyetleri altına alamadan yakalandıkları olayda, haklarında TCK'nın 35/2. maddesinin uygulanması gereğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-01.05.2008 tarihli tutanağa göre, suça konu rayların saat 18:30'da araca yüklenmeye başlanıldığı, saat 20:35 sıralarında biten yükleme işleminin ardından hareket eden aracın durdurularak sanıkların yakalandığı ve olay tarihinde güneşin saat 19:14'de battığının anlaşılması karşısında; suçun gece vakti işlendiği gözetilip haklarında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tartışılmaması, 2-Sanıkların, ihbar üzerine olay yerinde bekleyen kolluk görevlilerinin kesintisiz takibiyle, suç mahallinden uzaklaşamadan ve suça konu eşyayı hakimiyetleri altına alamadan yakalandıkları olayda, haklarında TCK'nın 35/2. maddesinin uygulanması gereğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 26.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.