Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/16902 K.2013/26641
Özet: Uyuşmazlık konusu, bina içinde muhafaza edilen eşya hakkındaki hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali ile mala zarar verme suçlarından sanıkların mahkumiyetidir; Mahkeme, temyiz incelemesi sonucunda 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde adli para cezalarının hapis cezasına dönüştürülemeyeceğini belirterek hükmün bozulmasına karar verip, diğer usul ve yasaya uygun yönleri düzeltme kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bina içerisinde muhafaza olunan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan adli para cezalarına ilişkin hükümler miktar itibariyle, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi uyarınca kesin olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanıklar ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz isteminin aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosyada mevcut 19.05.2009 tarihli uzlaşma teklif formuna göre müştekinin sanıklarla uzlaşmayı reddettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezalarını ödememeleri halinde hapis cezasına dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Bina içerisinde muhafaza olunan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan adli para cezalarına ilişkin hükümler miktar itibariyle, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi uyarınca kesin olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanıklar ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz isteminin aynı yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosyada mevcut 19.05.2009 tarihli uzlaşma teklif formuna göre müştekinin sanıklarla uzlaşmayı reddettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezalarını ödememeleri halinde hapis cezasına dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “TCK’nın 50/6. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.