‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/9431 K.2011/9312

Esas No: 2011/9431 · Karar No: 2011/9312 · Karar Tarihi: 19.12.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın sağlık ocağından anahtarları haksız yere ele geçirip birden fazla kez oraya girerek telefonla görüşme yapmasıyla ilgili hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçlamalarıdır. (2) Mahkeme, sanığın bu eylemlerinin hem 5237 sayılı TCK’nın hırsızlık hem de karşılıksız yararlanma ve işyeri dokunulmazlığını bozma hükümlerine uygun olduğunu kabul ederek mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Geceleyin Binadan Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2, 80, 522.(pek fahiş), 59. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın, ... İlçesi 1 nolu Sağlık Ocağının hizmetlisi olan babası tanık Mustafa Arıkan’da bulunan anahtarları haksız yere ele geçirerek, suç tarihlerinde bir çok kez sağlık ocağına girip, buradaki telefonla görüşme yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 163/2, 43, 53. maddelerine uyan Karşılıksız Yararlanma suçunun yanı sıra, aynı Kanunun 116/2-4, 43, 53. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu ve bu suç yönünden CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?