Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/8110 K.2012/6963
Özet: Uyuşmazlık, mahkeme kararının hırsızlık ve mala zarar verme suçları için verilen mahkumiyetin hukuki geçerliliği ve cezanın miktarı ile ilgili temyiz itirazlarından oluşmaktadır; Mahkeme, sanıkların eylemlerinin 141/1. maddeye uygun olduğunu, fazla cezai yaptırım uygulandığını ve yargılama giderlerinin eşit paylaşımını sağlamadığını belirterek kararın bozulmasına ve sanıkların haklarının korunmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar vermek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların mağdura ait evinin önünde park halinde bulunan ve kapıları kilitli olmayan aracın kontak kısmını kırarak çalıştırıp götürdükleri, sanıkların eylemlerinin aracın mülkiyetine yönelik olduğu ve atılı mala zarar verme suçunun oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıkların mağdura ait evinin önünde kullanım gereği açıkta park halinde bulunan ve kapıları kilitli olmayan aracın kontak kısmını kırarak çalıştırıp götürdüklerine ilişkin eylemleri TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu halde aynı yasanın 141/1. maddesinden hüküm kurulması,
3-Müştekinin 02.03.2007 tarihli oturumda alınan beyanında, zararının Şubat ayı içerisinde sanıklar adına akrabası olduğunu söyleyen Şükrü isimli bir şahıs tarafından karşılandığını söylediğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan verilen cezalarda TCK'nun 168/1. maddesinin tatbik edilmemesi sonucu sanıklara fazla ceza tayini,
4-CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek müteselsilen sorumluluklarına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar vermek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların mağdura ait evinin önünde park halinde bulunan ve kapıları kilitli olmayan aracın kontak kısmını kırarak çalıştırıp götürdükleri, sanıkların eylemlerinin aracın mülkiyetine yönelik olduğu ve atılı mala zarar verme suçunun oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıkların mağdura ait evinin önünde kullanım gereği açıkta park halinde bulunan ve kapıları kilitli olmayan aracın kontak kısmını kırarak çalıştırıp götürdüklerine ilişkin eylemleri TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu halde aynı yasanın 141/1. maddesinden hüküm kurulması,
3-Müştekinin 02.03.2007 tarihli oturumda alınan beyanında, zararının Şubat ayı içerisinde sanıklar adına akrabası olduğunu söyleyen Şükrü isimli bir şahıs tarafından karşılandığını söylediğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan verilen cezalarda TCK'nun 168/1. maddesinin tatbik edilmemesi sonucu sanıklara fazla ceza tayini,
4-CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek müteselsilen sorumluluklarına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.