Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/5515 K.2012/6896
Özet: (1) Sanığın müştekiye yönelik hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından dolayı verilen cezaların toplanması ve zamanaşımı süresinin geçmesi konularında temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, hırsızlık cezasının “cezaların toplanmasına” ilişkin hükmünü bozarak düzeltti ve dolandırıcılık suçunun zamanaşımına uğradığını kabul ederek ilgili cezayı düşürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, Dolandırıcılık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş, sanığın suç tarihinde müştekiye ait dairenin kilitli kapısını çilingir vasıtasıyla açıp, içerideki eşyaları çaldığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında sadece 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması yerine, kısa kararda ve gerekçeli kararda TCK’nın 142/1-b maddesi delaletiyle aynı Kanunun 142/2-d maddesinin yazılması uygulama doğru yapıldığından ve bu husus sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanunda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkındaki ‘cezaların toplanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında müşteki ...’a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 503/1. maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçunun aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına bağlı olup, sanık hakkında hükmün verildiği 10.05.2006 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, Dolandırıcılık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş, sanığın suç tarihinde müştekiye ait dairenin kilitli kapısını çilingir vasıtasıyla açıp, içerideki eşyaları çaldığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında sadece 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması yerine, kısa kararda ve gerekçeli kararda TCK’nın 142/1-b maddesi delaletiyle aynı Kanunun 142/2-d maddesinin yazılması uygulama doğru yapıldığından ve bu husus sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanunda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkındaki ‘cezaların toplanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında müşteki ...’a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 503/1. maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçunun aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına bağlı olup, sanık hakkında hükmün verildiği 10.05.2006 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.