‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/33090 K.2011/9266

Esas No: 2011/33090 · Karar No: 2011/9266 · Karar Tarihi: 19.12.2011
Özet: (1) Sanığın suç eşyasını kabul etmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 52. maddeleri uyarınca hapis (6 ay) ve adli para cezası (1.000,00 TL) ile cezalandırılması; (2) Mahkeme, 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07/04/2010 tarihli kararını 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesinin 4/b. fıkrası uyarınca bozarak, sanığın lehine olan kanunu uygulamasını ve ilgili işlemlerin mahalli mahkemeye gönderilmesini kararlaştırdı.
Suç eşyasını kabul etmek suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1, 52. maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 1.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51/1-3-7. maddeleri uyarınca ertelenmesine dair, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2010 tarihli ve 2007/1088 esas, 2010/447 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 22.04.2011 tarih ve 2011/4648/21272 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2011 tarih 2011/184190 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.

MEZKUR İHBARNAMEDE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde yer alan, "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." hükmü karşısında, suç tarihinin 07/10/2004 olduğu nazara alınarak, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun karşılaştırılması suretiyle sanığın lehine olan kanunun tespit edilip uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nm 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2010 tarih ve 2007/1088 esas, 2010/447 D. iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4/b. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?