Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/13242 K.2011/9265
Özet: (1) Sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1. maddesi uyarınca hapis ve adli para cezası ile cezalandırılması; (2) Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebinin incelenerek, 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-b maddesi uyarınca bozulmasına ve dosyanın yeniden mahkeme sürecine gönderilmesine karar verilmesi.
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık ...’in, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 100 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2008 tarihli ve 2006/894 esas, 2008/589 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 31.07.2009 tarih ve 2009/7857/38386 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2009 tarih 2009/190545 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE
1-Sanıkta ele geçen otomobil ve plakasının çalıntı olduğu tespit edilmiş ise de, sanığın bütün aşamalarda suçu inkarı ve savunması karşısında, kasıtlı olarak hareket ettiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
2-Suç tarihinin 01.03.2005 olduğu somut olayda, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” Şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “ Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanun’un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 309 maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Olayla ilgili tüm deliller toplanıp değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, verilen ve Yargıtay’ca tetkik edilmeksizin kesinleşen hükümler aleyhine kanun yararına bozma talebinde bulunamayacağından 1 nolu kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2 nolu kanun yararına bozma talebininin incelenmesine gelince;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2008 tarih ve 2006/894 esas, 2008/589 D. iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MEZKUR İHBARNAMEDE
1-Sanıkta ele geçen otomobil ve plakasının çalıntı olduğu tespit edilmiş ise de, sanığın bütün aşamalarda suçu inkarı ve savunması karşısında, kasıtlı olarak hareket ettiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
2-Suç tarihinin 01.03.2005 olduğu somut olayda, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” Şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “ Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanun’un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 309 maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Olayla ilgili tüm deliller toplanıp değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, verilen ve Yargıtay’ca tetkik edilmeksizin kesinleşen hükümler aleyhine kanun yararına bozma talebinde bulunamayacağından 1 nolu kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2 nolu kanun yararına bozma talebininin incelenmesine gelince;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2008 tarih ve 2006/894 esas, 2008/589 D. iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.