Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/30229 K.2011/985
Özet: (1) Uyuşmazlık, kilitlenmiş eşyanın hırsızlıkla ele geçirilmesi ve sanığın bu suçtan mahkum edilmesine ilişkin temyiz başvurusu üzerine kurulmuştur; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını inceleyerek sanığın suçun işlendiğini kabul etti ve 5237 sayılı TCK’nin ilgili maddelerinin uygulanmasını reddederek, sanığı hırsızlık suçundan mahkum etmeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...’in, temyizinden sonra ... Çamlıbel Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla Dairemize göndermiş olduğu 09.09.2011 günlü dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmış olmakla bu sanık yönünden yapılan temyiz itirazları inceleme dışı tutulup, sanık ... hakkında kurulan hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, yakalandığında suçu kabullenip sakladığı yeri göstermek suretiyle suça konu eşyanın henüz başvurusu bulunmayan yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
2- Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
3- Sanığın önceki hükümlülüklerinden en ağırı yerine iki ayrı hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması suretiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesine aykırı davranılması,
4-Kabule göre de;
Tekerrüre esas alınan ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.20006 gün ve 977-709 sayılı ilamındaki 600 YTL adli para cezasının miktarı itibariyle kesin olup 1412 sayılı CMUK. nun 305. maddesi hükmü uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 325.maddesi uyarınca sanık ...’in (1) nolu bozma ilamından faydalandırılmasına, 15.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...’in, temyizinden sonra ... Çamlıbel Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla Dairemize göndermiş olduğu 09.09.2011 günlü dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmış olmakla bu sanık yönünden yapılan temyiz itirazları inceleme dışı tutulup, sanık ... hakkında kurulan hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, yakalandığında suçu kabullenip sakladığı yeri göstermek suretiyle suça konu eşyanın henüz başvurusu bulunmayan yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
2- Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
3- Sanığın önceki hükümlülüklerinden en ağırı yerine iki ayrı hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması suretiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesine aykırı davranılması,
4-Kabule göre de;
Tekerrüre esas alınan ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.20006 gün ve 977-709 sayılı ilamındaki 600 YTL adli para cezasının miktarı itibariyle kesin olup 1412 sayılı CMUK. nun 305. maddesi hükmü uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 325.maddesi uyarınca sanık ...’in (1) nolu bozma ilamından faydalandırılmasına, 15.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.