‹ Ana sayfa
Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/23810 K.2011/9336

Esas No: 2011/23810 · Karar No: 2011/9336 · Karar Tarihi: 19.12.2011
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin cezai ehliyet ve yasal uygulama eksikliği konusundaki temyiz itirazıydı; Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasında hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını ve yeniden yargılanmasını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanığa, cezai ehliyeti konusunda ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahenesi tarafından düzenlenen raporun 15.08.1991 tarihli olduğu, sanığın bu tarihten sonra kesinleşen mahkumiyetlerinin bulunduğu ve bu mahkumiyetlerinde cezai ehliyetinin tam olduğu, yargılama konusu suç nedeni ile ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen heyet raporunun suç tarihinden sonra 23.05.2003 tarihinde düzenlendiği, bu rapora bir itirazın bulunmadığı, raporlar arasında geçen süre ve sonraki mahkumiyetine ilişkin ilamlar göz önüne alındığında suç tarihinden sonra düzenlenen raporun yerinde ve yeterli olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığını bozma suçu ile 151/1.maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunuda oluşturduğunun gözetilmemesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışındaki diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?