Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/20327 K.2012/2824
Özet: (1) Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından şüpheliler üzerinde yaptığı soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itirazı; (2) Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini kabul ederek, 5271 sayılı CMK’nin 309/4‑a maddesine göre kararın bozulmasına ve ilgili işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine hükmetti.
Hırsızlık, mala zarar yerme suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30/05/2009 tarihli ve 2007/33505 soruşturma, 2009/16529 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine ilişkin mercii Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi başkanınca verilen 09/11/2009 tarihli ve 2009/687 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.04.2010 tarih ve 2010/4254/23693 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet. Başsavcılığının 04.05.2010 tarih ve 2010/100782 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, müşteki ... ait ... ili ... ilçesi ... Caddesi üzerinde bulunan 139 numaralı binanın 3 numaralı dairesinde meydana gelen hırsızlık ve mala zarar verme iddiası ile ilgili şikâyetin bulunduğu, suçla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada; 2007/28074 soruşturma sayılı dosyada 2007/33505 soruşturma sayılı dosyanın derdest olması gerekçe gösterilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 2007/33505 soruşturma sayılı dosya da 2007/28074 soruşturma sayılı dosya gerekçe gösterilerek mükerrer soruşturma gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, gerçek fail veya faillerin belirlenmesi için soruşturmaya zamanaşımı doluncaya kadar devam edilmesi gerektiği, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanunyararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma sonucunda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2009 tarih ve 2009/687 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 13.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, müşteki ... ait ... ili ... ilçesi ... Caddesi üzerinde bulunan 139 numaralı binanın 3 numaralı dairesinde meydana gelen hırsızlık ve mala zarar verme iddiası ile ilgili şikâyetin bulunduğu, suçla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada; 2007/28074 soruşturma sayılı dosyada 2007/33505 soruşturma sayılı dosyanın derdest olması gerekçe gösterilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 2007/33505 soruşturma sayılı dosya da 2007/28074 soruşturma sayılı dosya gerekçe gösterilerek mükerrer soruşturma gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, gerçek fail veya faillerin belirlenmesi için soruşturmaya zamanaşımı doluncaya kadar devam edilmesi gerektiği, ortada 5271 sayılı Kanun'a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanunyararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma sonucunda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2009 tarih ve 2009/687 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 13.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.