‹ Ana sayfa
Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/18115 K.2011/3114

Esas No: 2011/18115 · Karar No: 2011/3114 · Karar Tarihi: 20.10.2011
Özet: Uyuşmazlık, 29 Ekim 2004’te geceleyin mağdurun konutuna giriş yaparak hırsızlık işlemi yapan sanıkların suçlu olup olmadığı ve ilgili TCK maddelerinin uygulanmasıyla ilgilidir. Mahkeme, mahkumiyet kararını bozdu ve yeni bir hüküm için dosyayı yeniden inceleme kararı aldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Sanıkların 29.10.2004 tarihinde geceleyin mağdurun konutuna ahşap giriş kapısının kilit kısmını kırmak suretiyle içeri girmek suretiyle gerçekleştirdikleri hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturması karşısında yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Şikayeti bulunmayan mağdura karşı sanıklara üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1-son maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra uzlaşma prosedürü uygulanarak gerkçekleşmemesi halinde aynı Yasanın 116/1-4, 119/1-c maddesindeki geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını da oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-İddianame ile sanık ...'ya yüklenen 765 sayılı TCK'nın 493/1-son maddesindeki cezanın alt sınırı nedeniyle atanması gereken zorunlu müdafiinin Cumhuriyet Savcısı'nın esasa ilişkin görüşünü bildirdiği ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanarak 5271 sayılı CMK'nın 150/3 ve 188/1. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?