Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/15931 K.2011/3858
Özet: Uyuşmazlık, mahkum eşyayı kırarak hırsızlık ve memura yalan beyan suçlarından sanıkların cezai sorumluluğuna ilişkin temyiz incelemesidir; mahkeme, hem yalan beyan hem de hırsızlık suçları için verilen mahkumiyet kararlarını bozup yeniden değerlendirme yapmaya karar vermiştir. Mahkemenin sonucu, ilgili hükümlerin zamanaşımı nedeniyle düşmesi ve sanıkların cezalarının yeniden incelenerek uygun şekilde düzeltilmesidir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, memura yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 343/2 maddesinde tanımlanan kimliği hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesine göre 5 yıllık dava zamanaşımına bağlı olup, sanık hakkında hükmün verildiği 11.02.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II- Sanıklar ..., ...,... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya içeriğine, toplanan kanıtlara ve oluşa uygun kabule göre, sanıklar ... ve ...'nın suça doğrudan katıldıkları gözetilmeyerek, haklarında 765 sayılı TCK'nun 64/1. maddesi yerine 65/3. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Sanıklar ...,... ve ....'nın, olay günü saat 14:00 sıralarında yakınanın dairesinin muhkem ve sağlam kapısının kilidini kırıp, içeri girerek hırsızlık yaptıktan sonra, bina önünde otomobil içinde kendilerini bekleyen sanık ... 'ün aracına binerek kaçmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nun 493/1-son, 59/2, 81/2-3. (sanık ...) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 116/1, 119/1-c, 53, 151/1 (53). maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddelerine göre "uzlaşma" müessesesinin değerlendirilmesi için anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ve 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, memura yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 343/2 maddesinde tanımlanan kimliği hakkında memura yalan beyanda bulunmak suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesine göre 5 yıllık dava zamanaşımına bağlı olup, sanık hakkında hükmün verildiği 11.02.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II- Sanıklar ..., ...,... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya içeriğine, toplanan kanıtlara ve oluşa uygun kabule göre, sanıklar ... ve ...'nın suça doğrudan katıldıkları gözetilmeyerek, haklarında 765 sayılı TCK'nun 64/1. maddesi yerine 65/3. maddesi ile uygulama yapılması,
2- Sanıklar ...,... ve ....'nın, olay günü saat 14:00 sıralarında yakınanın dairesinin muhkem ve sağlam kapısının kilidini kırıp, içeri girerek hırsızlık yaptıktan sonra, bina önünde otomobil içinde kendilerini bekleyen sanık ... 'ün aracına binerek kaçmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nun 493/1-son, 59/2, 81/2-3. (sanık ...) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 116/1, 119/1-c, 53, 151/1 (53). maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddelerine göre "uzlaşma" müessesesinin değerlendirilmesi için anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ve 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.