Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/15252 K.2011/6586
Özet: (1) Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan yargılanması ve 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresinin dolmuş olması; (2) Mahkeme, çocuk mahkemesinin 29/07/2008 tarihli kararını bozdu ve açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini kararlaştırdı.
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/lb, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1-2. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 23/3. maddesi uyarınca 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair ... Çocuk Mahkemesinin 29/07/2008 tarihli ve 2007/1196 esas, 2008/834 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.10.2009 gün ve 2009/12006/57912 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2009 tarih ve 2009/244646 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ...'nun üzerine atılı olan 12/04/2001 tarihli eylemiyle ilgili olarak, zamanaşımını kesen son işlem olan adı geçenin savunmasının alındığı 12/11/2001 tarihi ile hükmün verildiği 29/07/2008 tarihi arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde öngörülen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk ...'nun üzerine atılı olan 12/04/2001 tarihli eylemiyle ilgili olarak, zamanaşımını kesen son işlem olan adı geçenin savunmasının alındığı 12/11/2001 tarihi ile hükmün verildiği 29/07/2008 tarihi arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde öngörülen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında ... Çocuk Mahkemesinin 29/07/2008 tarihli ve 2007/1196 esas, 2008/834 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-d maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ...'nun üzerine atılı olan 12/04/2001 tarihli eylemiyle ilgili olarak, zamanaşımını kesen son işlem olan adı geçenin savunmasının alındığı 12/11/2001 tarihi ile hükmün verildiği 29/07/2008 tarihi arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde öngörülen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk ...'nun üzerine atılı olan 12/04/2001 tarihli eylemiyle ilgili olarak, zamanaşımını kesen son işlem olan adı geçenin savunmasının alındığı 12/11/2001 tarihi ile hükmün verildiği 29/07/2008 tarihi arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde öngörülen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında ... Çocuk Mahkemesinin 29/07/2008 tarihli ve 2007/1196 esas, 2008/834 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-d maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.