Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/1262 K.2012/3282
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların müştekinin işyerinde alüminyum doğrama kapısını zorlayarak hırsızlık yapması ve bu eylemlerin 5237 sayılı TCK’nın 142/1‑b maddesine uygun olarak suç teşkil edip etmediği üzerineydi. Mahkeme, sanıkların eylemlerinin hırsızlık suçu kapsamında olduğunu kabul ederek, ilgili cezaları belirledi ve mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklardan ...'nın müştekiye ait işyerinin yapılan keşifle sağlam ve muhkem olduğu belirlenen alüminyum doğrama kapısını elindeki sert cisim yardımıyla zorlayıp açtığı ve içerden hırsızlık yaptığı, diğer sanık ...'nın da eyleme katıldığının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin 5237 Sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, uygulanma koşulları oluşmayan TCK'nın 142/1-d maddesiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-5252 Sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.'nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eyleminin, TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2, 119/1-c maddesine uyan birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma ve TCK'nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu; mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının suç tarihi itibarıyle şikayete bağlı olup, müştekinin 19.07.2002 tarihinde alınan ilk beyanında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönün uzlaşma hükümleri de uygulanarak, denetime olanak verecek şekilde 5237 sayılı Yasaya göre her bir eylem için ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, denetime olanak vermeyecek şekilde karşılaştırma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık ...'nın 5237 Sayılı TCK'nın 37. maddesi gereğince diğer sanığın eylemine doğrudan doğruya katıldığı gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nın 39. maddesiyle sanığın cezasından indirim yapılması,
4-Sanıklara veya müdafilerine değişen suç vasfına karşı CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
5-5237 Sayılı TCK'nın sanıklar yararına olduğu kabul edildiği halde, 5252 Sayılı Yasa'nın 9/3. maddesine aykırı olarak erteleme ve seçenek yaptırımlar konusunda 647 Sayılı Yasa'nın 4 ve 6 maddeleri ile hüküm kurularak karma uygulama yapılması,
6- Sanık ... hakkında tayin edilen cezanın; sanığın şahsi sosyal durumu, kişiliği, cezasının ertelenmesi halinde ilerde suç işlemekten çekineceğine dair mahkemeye yeterli kanaat geldiğinden bahisle ertelenmemesine karar verilerek kararda çelişki yaratılması
7-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
8- Suçta kullanıldığı iddiasıyla müsaderesi talep edilen ve sanık ... adına tescilli 09 SS 714 plakalı aracın müsaderesiyle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ... yönünden ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklardan ...'nın müştekiye ait işyerinin yapılan keşifle sağlam ve muhkem olduğu belirlenen alüminyum doğrama kapısını elindeki sert cisim yardımıyla zorlayıp açtığı ve içerden hırsızlık yaptığı, diğer sanık ...'nın da eyleme katıldığının anlaşılması karşısında, sanıkların eyleminin 5237 Sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, uygulanma koşulları oluşmayan TCK'nın 142/1-d maddesiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-5252 Sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.'nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eyleminin, TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2, 119/1-c maddesine uyan birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma ve TCK'nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu; mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının suç tarihi itibarıyle şikayete bağlı olup, müştekinin 19.07.2002 tarihinde alınan ilk beyanında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönün uzlaşma hükümleri de uygulanarak, denetime olanak verecek şekilde 5237 sayılı Yasaya göre her bir eylem için ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, denetime olanak vermeyecek şekilde karşılaştırma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık ...'nın 5237 Sayılı TCK'nın 37. maddesi gereğince diğer sanığın eylemine doğrudan doğruya katıldığı gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nın 39. maddesiyle sanığın cezasından indirim yapılması,
4-Sanıklara veya müdafilerine değişen suç vasfına karşı CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
5-5237 Sayılı TCK'nın sanıklar yararına olduğu kabul edildiği halde, 5252 Sayılı Yasa'nın 9/3. maddesine aykırı olarak erteleme ve seçenek yaptırımlar konusunda 647 Sayılı Yasa'nın 4 ve 6 maddeleri ile hüküm kurularak karma uygulama yapılması,
6- Sanık ... hakkında tayin edilen cezanın; sanığın şahsi sosyal durumu, kişiliği, cezasının ertelenmesi halinde ilerde suç işlemekten çekineceğine dair mahkemeye yeterli kanaat geldiğinden bahisle ertelenmemesine karar verilerek kararda çelişki yaratılması
7-Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
8- Suçta kullanıldığı iddiasıyla müsaderesi talep edilen ve sanık ... adına tescilli 09 SS 714 plakalı aracın müsaderesiyle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ... yönünden ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK.'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.