Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/11096 K.2011/3515
Özet: Uyuşmazlık konusu, müştekinin depo anahtarını işçisi olan sanıklar aracılığıyla haksız şekilde elde edilerek 765 sayılı TCK’nın nitelikli hırsızlık hükümlerine uygun olarak çalınan ürünlerin çalınmasıdır. Mahkeme, eylemin 493/2‑son maddesi kapsamında suç oluşturduğunu belirterek sanıkların cezalandırılmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece, eylemin 765 sayılı TCK.nın 493. maddesine uyduğu ancak 03.03.2004 tarihinde verilen ilk hükmün 765 sayılı TCK.nın 510 maddesine göre verildiğinden sanıklar lehine kazanılmış hak oluştuğu belirtilerek; sanıkların 765 sayılı TCK.nın 510. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, kazanılmış hakkın sadece sonuç ceza miktarı yönünden söz konusu olduğundan, eylemin hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu kabul edilerek verilen hüküm nedeniyle zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Müşteki ve sanıklar ile ... ve ...’in gerek soruşturma aşamasında ve gerekse mahkemede verdikleri ifadeler kendi içinde çelişkili olduğu gibi, beyanlar arasında da çelişkiler mevcut olduğundan yeniden dinlenmesi; müştekinin işçisi olan sanık ...’da depo anahtarının olay öncesi bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise anahtarı ne şekilde elde ettiği, olay sırasında deponun ...’dan temin edilen anahtarla ... tarafından açılıp açılmadığı ve deponun açılması sırasında ...’ın hazır bulunup bulunmadığı; bu hususun sanık ...’ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde olay sırasında hazır bulunduğunu belirttiği depo sahibinin oğlu olan kişinin de belirlenerek mahkemede dinlenmesi suretiyle açıklığa kavuşturulması, oluştuğu takdirde beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde hangi beyanın üstün tutulduğunun nedenleri ile açıklanmasından sonra;
a-) Olayda önce müştekinin depo anahtarını işçisi olan sanık ...’a verdiğinin ve bu sanığın da kendisinde bulunan satış yetkisi ile suça konu ürünleri sanıklar ... ve ...’ya sattığının belirlenmesi halinde suç oluşturmayacağının,
b-) Müştekinin depo anahtarını olay öncesi sanık ...’a işçi olması nedeniyle verdiği ancak; suça konu ürünleri sanık ...’a veresiye satmasına yetki vermediğinin belirlenmesi halinde depo anahtarının haksız şekilde elde edilmesi ve ürünlerin özel tevdi ve tesliminin söz konusu olmaması nedeniyle eylemin 765 sayılı TCK.nın 491/3-son maddesi kapsamında suç oluşturacağının,
c-) Müştekinin depo anahtarını olay öncesinde sanık ...’a işçisi olduğu halde vermediği, sanık ...’ın işyerinde çalışmanın verdiği kolaylıkla anahtarı elde edip sanık ...’a verdikten sonra anahtarla depo kapısı açılıp ürünlerin çalındığının belirlenmesi halinde eylemin 765 sayılı TCK.nın 493/2-son maddesi kapsamında suç oluşturacağının gözetilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...,... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece, eylemin 765 sayılı TCK.nın 493. maddesine uyduğu ancak 03.03.2004 tarihinde verilen ilk hükmün 765 sayılı TCK.nın 510 maddesine göre verildiğinden sanıklar lehine kazanılmış hak oluştuğu belirtilerek; sanıkların 765 sayılı TCK.nın 510. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, kazanılmış hakkın sadece sonuç ceza miktarı yönünden söz konusu olduğundan, eylemin hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu kabul edilerek verilen hüküm nedeniyle zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Müşteki ve sanıklar ile ... ve ...’in gerek soruşturma aşamasında ve gerekse mahkemede verdikleri ifadeler kendi içinde çelişkili olduğu gibi, beyanlar arasında da çelişkiler mevcut olduğundan yeniden dinlenmesi; müştekinin işçisi olan sanık ...’da depo anahtarının olay öncesi bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise anahtarı ne şekilde elde ettiği, olay sırasında deponun ...’dan temin edilen anahtarla ... tarafından açılıp açılmadığı ve deponun açılması sırasında ...’ın hazır bulunup bulunmadığı; bu hususun sanık ...’ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde olay sırasında hazır bulunduğunu belirttiği depo sahibinin oğlu olan kişinin de belirlenerek mahkemede dinlenmesi suretiyle açıklığa kavuşturulması, oluştuğu takdirde beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde hangi beyanın üstün tutulduğunun nedenleri ile açıklanmasından sonra;
a-) Olayda önce müştekinin depo anahtarını işçisi olan sanık ...’a verdiğinin ve bu sanığın da kendisinde bulunan satış yetkisi ile suça konu ürünleri sanıklar ... ve ...’ya sattığının belirlenmesi halinde suç oluşturmayacağının,
b-) Müştekinin depo anahtarını olay öncesi sanık ...’a işçi olması nedeniyle verdiği ancak; suça konu ürünleri sanık ...’a veresiye satmasına yetki vermediğinin belirlenmesi halinde depo anahtarının haksız şekilde elde edilmesi ve ürünlerin özel tevdi ve tesliminin söz konusu olmaması nedeniyle eylemin 765 sayılı TCK.nın 491/3-son maddesi kapsamında suç oluşturacağının,
c-) Müştekinin depo anahtarını olay öncesinde sanık ...’a işçisi olduğu halde vermediği, sanık ...’ın işyerinde çalışmanın verdiği kolaylıkla anahtarı elde edip sanık ...’a verdikten sonra anahtarla depo kapısı açılıp ürünlerin çalındığının belirlenmesi halinde eylemin 765 sayılı TCK.nın 493/2-son maddesi kapsamında suç oluşturacağının gözetilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...,... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.