Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/5461 K.2012/23657
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK 89/1, 89/2-b, 31/3, 62, 51/1-3-5-6 maddeleri uyarıncaerteleme mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yaşı küçük katılan ...'ın yasal temsilcisi olan annesi katılan ...'ın 02.12.2008 hakim havale tarihli dilekçe ile katılan ...'a CMK'nın 234/2 maddesi gereğince tayin edilen vekili tarafından yapılan temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, temyiz incelemesinin suça sürüklenen çocuk müdafinin temyizine hasren yapılmasına, karar verilerek yapılan incelemede;
Soruşturmada ve uzlaşmaya ilişkin beyanın alındığı yargılama aşamasında suça sürüklenen çocuk 18 yaşından küçük olmasına rağmen 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 253/4 maddesine aykırı olarak uzlaşma teklifi yasal temsilcisi yerine kendisine yapılmış ise de, dosya içeriğinden, yaşı küçük katılan ...'ın yasal temsilcisi olan katılan ...'ın, olay nedeniyle oluşan zararlarının tazmin edilmemesi nedeniyle uzlaşmayı kabul etmediği, taraflar arasında tazminat davası bulunduğu anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafinin kusur durumuna, CMK 231/5 maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınarak, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre, kazanın oluşumunda tali kusurlu olan suça sürüklenen çocuk hakkında kusurunun ağırlık derecesi gerekçe gösterilerek 5237 sayılı TCK'nın 61.maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tayini,
2- TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının 50/1.maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK 89/1, 89/2-b, 31/3, 62, 51/1-3-5-6 maddeleri uyarıncaerteleme mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yaşı küçük katılan ...'ın yasal temsilcisi olan annesi katılan ...'ın 02.12.2008 hakim havale tarihli dilekçe ile katılan ...'a CMK'nın 234/2 maddesi gereğince tayin edilen vekili tarafından yapılan temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, temyiz incelemesinin suça sürüklenen çocuk müdafinin temyizine hasren yapılmasına, karar verilerek yapılan incelemede;
Soruşturmada ve uzlaşmaya ilişkin beyanın alındığı yargılama aşamasında suça sürüklenen çocuk 18 yaşından küçük olmasına rağmen 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 253/4 maddesine aykırı olarak uzlaşma teklifi yasal temsilcisi yerine kendisine yapılmış ise de, dosya içeriğinden, yaşı küçük katılan ...'ın yasal temsilcisi olan katılan ...'ın, olay nedeniyle oluşan zararlarının tazmin edilmemesi nedeniyle uzlaşmayı kabul etmediği, taraflar arasında tazminat davası bulunduğu anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafinin kusur durumuna, CMK 231/5 maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınarak, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre, kazanın oluşumunda tali kusurlu olan suça sürüklenen çocuk hakkında kusurunun ağırlık derecesi gerekçe gösterilerek 5237 sayılı TCK'nın 61.maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tayini,
2- TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının 50/1.maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.