Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/26239 K.2012/25608
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 5.062,64 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminat talebinin kabulünü bozarak, (1) faizin yanlış başlangıç tarihini, (2) makul olmayan manevi tazminat miktarını ve (3) kenar vekalet ücretinin yanlış olarak tahsis edilmesini reddetmiş, 28.11.2012’te oybirliğiyle karar vermiş.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre Tazminat
Hüküm: 5.062,64 TL maddi, 3000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Maddi ve manevi tazminat talepleri için yasal faizin açıkça tahliye tarihinden itibaren talep edilmiş olmasına rağmen faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmesi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik olduğu,
3- Davacı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre Tazminat
Hüküm: 5.062,64 TL maddi, 3000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Maddi ve manevi tazminat talepleri için yasal faizin açıkça tahliye tarihinden itibaren talep edilmiş olmasına rağmen faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmesi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik olduğu,
3- Davacı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.