Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/9505 K.2012/14370
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkum edilmesi ve bu karara karşı yaptığı temyizdir; Mahkeme, temyizdeki hatalı nitelendirme ve yasal prosedür eksikliklerini belirterek kararın bozulmasına hükmederek sanığın cezasını iptal etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 2863 sayılı Kanunun 70; 5237 sayılı TCK'nın 62, 53/1. maddeleri gereği mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
..., suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan bir kurum değil ise de, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın taşradaki temsilcisi konumunda olup bu kuruma yapılan ihbar ile suçtan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın davadan haberdar olduğu, buna rağmen davayı takip ederek usulüne uygun şekilde katılma hakkını kullanmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede hükmün suçtan doğrudan doğruya zarar gören kuruma tebliğ edilmemesi nedeniyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, suça konu eserin tarihi eser olduğunu bilmediğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suça konu eserin sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilmesi, herhangi bir gerekçeye dayalı olarak başkasından aldığına ve sanık tarafından kültür varlığı ticareti yapıldığına dair delil bulunmaması karşısında, eylemin 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesine temas eden haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile sanığa fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 2863 sayılı Kanunun 70; 5237 sayılı TCK'nın 62, 53/1. maddeleri gereği mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
..., suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan bir kurum değil ise de, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın taşradaki temsilcisi konumunda olup bu kuruma yapılan ihbar ile suçtan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın davadan haberdar olduğu, buna rağmen davayı takip ederek usulüne uygun şekilde katılma hakkını kullanmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede hükmün suçtan doğrudan doğruya zarar gören kuruma tebliğ edilmemesi nedeniyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, suça konu eserin tarihi eser olduğunu bilmediğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suça konu eserin sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilmesi, herhangi bir gerekçeye dayalı olarak başkasından aldığına ve sanık tarafından kültür varlığı ticareti yapıldığına dair delil bulunmaması karşısında, eylemin 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesine temas eden haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile sanığa fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.