Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/24295 K.2012/16867
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve mahkemenin bu davada 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2‑b, 62, 52 maddeleri uyarınca 2500 TL adli para cezası vermesidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek kararını oybirliğiyle onaylayarak sanığın cezalandırılmasına hükmedmiştir.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 52. maddeleri gereğince 2500 TL adli para cezası
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesinde cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği düzenlenmiş olup; sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1. ve 89/2-b maddesi uyarınca cezalandırılması isteminde bulunulan iddianemenin sevk maddelerinde katılanın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtilmiş olması ve iddianame okunarak sanığın usulüne uygun savunmasının alınmış bulunması karşısında; katılanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 07/07/2008 tarihli raporunda kemik kırığının mağdurun organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olmasının, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkan ve sanık tarafından bilinmeyen bir halin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği gibi, suçun hukuki niteliğinin de değişmemiş olduğu anlaşılmakla; mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca tayin olunan temel cezanın belirlenmesinde mağdurun organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ve kemik kırığının 4. derece olması da gerekçe gösterilerek alt sınırdan ayrılmak suretiyle ceza tayini ve aynı Kanun'un 89/2-b maddesi uyarınca cezada arttırım yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusurunun bulunmadığına, cezanın fazla olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 52. maddeleri gereğince 2500 TL adli para cezası
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesinde cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği düzenlenmiş olup; sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1. ve 89/2-b maddesi uyarınca cezalandırılması isteminde bulunulan iddianemenin sevk maddelerinde katılanın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtilmiş olması ve iddianame okunarak sanığın usulüne uygun savunmasının alınmış bulunması karşısında; katılanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 07/07/2008 tarihli raporunda kemik kırığının mağdurun organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olmasının, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkan ve sanık tarafından bilinmeyen bir halin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği gibi, suçun hukuki niteliğinin de değişmemiş olduğu anlaşılmakla; mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca tayin olunan temel cezanın belirlenmesinde mağdurun organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ve kemik kırığının 4. derece olması da gerekçe gösterilerek alt sınırdan ayrılmak suretiyle ceza tayini ve aynı Kanun'un 89/2-b maddesi uyarınca cezada arttırım yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusurunun bulunmadığına, cezanın fazla olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.