Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/19607 K.2012/923
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 765 sayılı TCK’nın 459/2, 45/son, 59/2, 72, 40; 647 sayılı
Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.10.2009 gün ve 2009/11947 Esas ve 2009/10713 Karar sayılı bozma kararında, 13.06.2005 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği yazılı olduğu ve Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bilirkişi raporunda sanığın 3/8 kusurlu olduğu belirtilmesine karşın, sanığın asli kusurlu olduğundan bahisle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve sanık hakkında TCK’nın 459/son maddesi uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Sanığın sürücü belgesiz ... kullanmaktan ibaret eyleminde bilinçli taksirin koşulları oluşmadığı gözetilmeden tayin olunan cezanın bu nedenle artırıma tabi tutulması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen 13.12.2005 tarih, 2005/155 esas, 2005/164 sayılı kararına göre, suç tarihi itibariyle adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5/2. maddesi ile belirlenen 450 TL’yi geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 765 sayılı TCK’nın 459/2, 45/son, 59/2, 72, 40; 647 sayılı
Kanunun 4, 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.10.2009 gün ve 2009/11947 Esas ve 2009/10713 Karar sayılı bozma kararında, 13.06.2005 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği yazılı olduğu ve Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bilirkişi raporunda sanığın 3/8 kusurlu olduğu belirtilmesine karşın, sanığın asli kusurlu olduğundan bahisle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve sanık hakkında TCK’nın 459/son maddesi uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Sanığın sürücü belgesiz ... kullanmaktan ibaret eyleminde bilinçli taksirin koşulları oluşmadığı gözetilmeden tayin olunan cezanın bu nedenle artırıma tabi tutulması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen 13.12.2005 tarih, 2005/155 esas, 2005/164 sayılı kararına göre, suç tarihi itibariyle adli para cezasının 5252 sayılı Kanunun 5/2. maddesi ile belirlenen 450 TL’yi geçemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.