Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/18878 K.2012/21846
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, ölen kişinin banyo ve tuvalet için foseptik çukuru kazarken meydana gelen göçükte toprak altında kalıp hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak sanıkların taksirle öldürme ve 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından beraat edilip edilmediği. (2) Mahkeme, sanıkların kusurlu olmadığını kabul ederek, hem vekil hem de üst Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerini reddederek, sanıkları beraat etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle Öldürme, 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet
Hüküm: Beraat
Taksirle öldürme ve 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm katılan vekili ve üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vekilinin 2863 sayılı Kanundan kaynaklanan suçları temyize hakkı bulunduğunun kabulü ile yapılan incelemede:
Gerekçeli karar başlığına sanık ...'ın gözaltında kaldığı tarih ve sürenin yazılmaması mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, olay günü ölen ...'ın Bahçedere köyündeki evlerinin bir odasında banyo ve tuvalet için foseptik çukuru olarak kullanılmak üzere kazı yaptığı sırada, göçük meydana gelmesi sonucu toprak altında kalarak havasızlıktan hayatını kaybettiği, hazırlık aşamasında bu yerde define arandığını söyleyen... ve ...'nın mahkemede bu beyanlarını doğrulamadıkları, ölüme yol açan ve ölümle illiyet bağı bulunan son kazının yapıldığı anlarda ölen ...'ın tamamen toprak altında kalmasından sonra sanık ... ve sanık ...'in yarı beline kadar toprağa gömüldüğü gözetildiğinde... ile ...'in birlikte kazı yapıyor olması halinde her ikisinin birden gömülmesi gerektiği, sanıklar ... ve ... in savunmalarında belirttikleri gibi...'ın toprak altında kalmasından sonra olaya müdahale ederek yardım etmek istediklerinde meydana gelen ikinci göçükte kısmen toprak altında kaldıkları, ölüme yol açan kazı fiiline katılmadıkları, ayrıca, olay yerinde inşaatçı bilirkişi ile keşif yapılarak sanıkların kazı fiiline katılmış olmaları halinde yeterli teknik güvenlik önlemleri alınmaması nedeniyle kusurlu oldukları yönünde rapor da alındığı, 5237 sayılı TCK'da kusur tespitinin bizzat hakimin yetkisi ve görevi kapsamında bulunduğu ve mahkemece yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından çukurun ne amaçla kazıldığının ve meydana gelen netice açısından sanıkların kusur durumunun belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin sanıkların izinsiz define araştırmak suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, üst Cumhuriyet savcısının tanık beyanlarına itibar edilmediğine, eksik inceleme yapıldığına, sanıkların kusurlu olduklarına ve cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle Öldürme, 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet
Hüküm: Beraat
Taksirle öldürme ve 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm katılan vekili ve üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vekilinin 2863 sayılı Kanundan kaynaklanan suçları temyize hakkı bulunduğunun kabulü ile yapılan incelemede:
Gerekçeli karar başlığına sanık ...'ın gözaltında kaldığı tarih ve sürenin yazılmaması mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, olay günü ölen ...'ın Bahçedere köyündeki evlerinin bir odasında banyo ve tuvalet için foseptik çukuru olarak kullanılmak üzere kazı yaptığı sırada, göçük meydana gelmesi sonucu toprak altında kalarak havasızlıktan hayatını kaybettiği, hazırlık aşamasında bu yerde define arandığını söyleyen... ve ...'nın mahkemede bu beyanlarını doğrulamadıkları, ölüme yol açan ve ölümle illiyet bağı bulunan son kazının yapıldığı anlarda ölen ...'ın tamamen toprak altında kalmasından sonra sanık ... ve sanık ...'in yarı beline kadar toprağa gömüldüğü gözetildiğinde... ile ...'in birlikte kazı yapıyor olması halinde her ikisinin birden gömülmesi gerektiği, sanıklar ... ve ... in savunmalarında belirttikleri gibi...'ın toprak altında kalmasından sonra olaya müdahale ederek yardım etmek istediklerinde meydana gelen ikinci göçükte kısmen toprak altında kaldıkları, ölüme yol açan kazı fiiline katılmadıkları, ayrıca, olay yerinde inşaatçı bilirkişi ile keşif yapılarak sanıkların kazı fiiline katılmış olmaları halinde yeterli teknik güvenlik önlemleri alınmaması nedeniyle kusurlu oldukları yönünde rapor da alındığı, 5237 sayılı TCK'da kusur tespitinin bizzat hakimin yetkisi ve görevi kapsamında bulunduğu ve mahkemece yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından çukurun ne amaçla kazıldığının ve meydana gelen netice açısından sanıkların kusur durumunun belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin sanıkların izinsiz define araştırmak suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, üst Cumhuriyet savcısının tanık beyanlarına itibar edilmediğine, eksik inceleme yapıldığına, sanıkların kusurlu olduklarına ve cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.