Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/1344 K.2011/4858
Özet: (1) Sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, 765 sayılı TCK’nın 459/2‑son maddesi ve ilgili kanun hükümleri çerçevesinde sanığı “1800 YTL” adli para cezası ile “1350 YTL” adli para cezasına mahkum etti.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 459/2-son, 72; 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince mahkûmiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece kararın gerekçesinde, sanığın kişiliği, duruşmada ve duruşma sonrası incelenen tutum ve davranışları nedeniyle, sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verildiğinin belirtilmiş olması; bu hususun kısa kararda belirtilmemiş olmasının hükmün esasını etkilemeyeceği gibi 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesinde “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olup; mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilerek uygulanan Kanun ve maddelerinin kısa kararda gösterilmiş bulunması karşısında; tebliğnamedeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” verilip verilmediğinin kısa kararda gösterilmemesi sebebiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edildiği düşüncesiyle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, suç tarihi 2005 yılı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 459/2. maddesinde öngörülen adli para cezasının alt ve üst sınırının 450,00 TL'yi geçemeyeceği gözetilmeden “1800- YTL” olarak kabulü ile yazılı şekilde sanığa fazla adli para cezası tayin edilmesi,
2- Vekalet ücretinin katılan yerine davanın tarafı olmayan vekil lehine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 1. bendinde sanığa 765 sayılı TCK'nın 459/2. maddesi gereğince hükmolunan “1800- YTL” temel adli para cezasının hükümden çıkartılarak yerine “450,00 TL”; 765 sayılı TCK'nın 459/2-son maddesi gereğince hükmolunan “1350 YTL”adli para cezasının hükümden çıkartılarak yerine “337,00 TL”, hükmün 1. bendinin son paragrafındaki “4,590 YTL”ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3.577,00 TL”; hükmün vekalet ücreti takdir edilen paragrafındaki “katılan vekiline verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “katılana verilmesine” ibaresinin yazılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 765 sayılı TCK'nın 459/2-son, 72; 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince mahkûmiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece kararın gerekçesinde, sanığın kişiliği, duruşmada ve duruşma sonrası incelenen tutum ve davranışları nedeniyle, sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verildiğinin belirtilmiş olması; bu hususun kısa kararda belirtilmemiş olmasının hükmün esasını etkilemeyeceği gibi 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesinde “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olup; mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilerek uygulanan Kanun ve maddelerinin kısa kararda gösterilmiş bulunması karşısında; tebliğnamedeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” verilip verilmediğinin kısa kararda gösterilmemesi sebebiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edildiği düşüncesiyle bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, suç tarihi 2005 yılı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 459/2. maddesinde öngörülen adli para cezasının alt ve üst sınırının 450,00 TL'yi geçemeyeceği gözetilmeden “1800- YTL” olarak kabulü ile yazılı şekilde sanığa fazla adli para cezası tayin edilmesi,
2- Vekalet ücretinin katılan yerine davanın tarafı olmayan vekil lehine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 1. bendinde sanığa 765 sayılı TCK'nın 459/2. maddesi gereğince hükmolunan “1800- YTL” temel adli para cezasının hükümden çıkartılarak yerine “450,00 TL”; 765 sayılı TCK'nın 459/2-son maddesi gereğince hükmolunan “1350 YTL”adli para cezasının hükümden çıkartılarak yerine “337,00 TL”, hükmün 1. bendinin son paragrafındaki “4,590 YTL”ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “3.577,00 TL”; hükmün vekalet ücreti takdir edilen paragrafındaki “katılan vekiline verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “katılana verilmesine” ibaresinin yazılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.