‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/13407 K.2012/13382

Esas No: 2011/13407 · Karar No: 2012/13382 · Karar Tarihi: 29.05.2012
Özet: (1) Sanık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından yargılandı; (2) Mahkeme, trafik güvenliği suçundaki kararın açıklanmasının geri bırakılmasına hükmederken, taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verdi.
Mahkemesi: Sulh Ceza
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi yollaması ile 179/2, 62, 53/1. maddeleri uyarınca verilen hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılması; 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet,

Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ve sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine göre, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraz yasa yoluna tabi olup, temyiz kabiliyetleri bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz incelemesine yer olmadığına, gereği merciince yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Taksirle yaralama suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanığın tam kusurlu eylemiyle meydana getirdiği kaza sonucu yaralanan ve aracı hasar gören şikayetçi ..., Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla ve vekili yardımıyla alınan 19.03.2009 tarihli beyanında, davaya katılma talebinde bulunduğu halde, bu istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması nedeniyle hükmü CMK'nın 260. maddesi uyarınca temyiz yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve vekili aracılığıyla süresinde verdiği temyiz dilekçesi ile katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi ...'ın, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, şikayetçi vekilininde katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suç vasfına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Dosya içeriğine göre; yönetimindeki otomobille seyir halindeyken, ön ilerisinde aynı yöne seyreden ... idaresindeki otomobile arkadan çarpmak suretiyle ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanığın, tam kusurlu olduğu kabul edildiği halde, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında asgari hadden ceza tayini ile eksik cezaya hükmolunması,
2- Dosya içeriğine göre; kaza yaptıktan sonra, durumu kolluk birimine bildirmek ve mağdura yardımcı olmak yerine, olay yerini terk eden, savunmalarında daha önce alkollü ... kullanması sebebiyle sürücü belgesinin geri alınmış olduğunu ve kaza saatinde alkollü olarak ... sevk ve idare ettiğini ifade eden, kazadan hemen sonra en yakın kolluk birimine teslim olmak yerine, yaklaşık 10 saat sonra jandarma karakolunda ilk ifadesini veren, aşamalarda olaydan dolayı pişman olduğuna dair bir beyanı bulunmadığı gibi, fiilden sonra ve yargılama sürecinde olayın üzücü sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik bir çaba da sarf etmeyen sanık hakkında denetime olanak verecek ve somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, “Sanığın TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca daha önce mahkumiyetinin bulunmaması ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan verilen cezanın ERTELENMESİNE,” şeklinde, soyut ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
3- Kendisini vekil ile temsil ettiren şikayetçinin davaya katılma talebi bulunduğu halde, 5271 sayılı CMK'nın 238/3. maddesine aykırı olarak, bu istemi hakkında bir karar verilmemesi sonucu lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?