Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/97 K.2025/1237
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/810 E., 2022/1820 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan vekilinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 26.10.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki husus dışında, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 41.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2018 tarihli ve 2018/143 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin,01.11.2022 tarihli ve 2019/810 Esas, 2022/1820 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan beraat kararı kaldırılarak, dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 168, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; İstinaf mahkemesince hatalı inceleme yapılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiğine, ilişkindir.
Katılan vekilinin temyizi; katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A.Katılan vekilinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık ...'ın, çek karşılığında tanık ...'a ait olan kooperatif hissesini 08.03.2013 tarihli protokol ile devraldığı, katılanın bahse konu protokolü inceledikten sonra 27.05.2013 tarihli protokol ile 6.000 TL bedel karşılığında sanıktan bu hisseyi satın aldığı, ancak kendisine herhangi bir hissenin devredilmediği, daha sonradan çeklerin sahte çıkıp ödenmemesi üzerine hissenin bu kez tanık Ali tarafından dava dışı Mehmet Karadaş' a satıldığı, bu surette sanığın haksız menfaat elde ettiği iddia olunan olayda; sanığın suç kastının ve maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, tanık ...'ın yeniden ayrıntılı beyanları alınarak, sahte olduğunu beyan ettiği çeklerin ödenip ödenmediği, çekler ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunup bulunulmadığı hususlarının sorulması, şayet çekler sahte ise çekin ne surette sahte olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması, gerektiği takdirde bu hususta rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Katılan vekilinin Temyizi Yönünden
Katılan vekilinin temyiz isteminden sonra sanığın 26.10.202 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2025 tarihinde karar verildi.
SAYISI: 2019/810 E., 2022/1820 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan vekilinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 26.10.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki husus dışında, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 41.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2018 tarihli ve 2018/143 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin,01.11.2022 tarihli ve 2019/810 Esas, 2022/1820 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan beraat kararı kaldırılarak, dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 168, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; İstinaf mahkemesince hatalı inceleme yapılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiğine, ilişkindir.
Katılan vekilinin temyizi; katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A.Katılan vekilinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık ...'ın, çek karşılığında tanık ...'a ait olan kooperatif hissesini 08.03.2013 tarihli protokol ile devraldığı, katılanın bahse konu protokolü inceledikten sonra 27.05.2013 tarihli protokol ile 6.000 TL bedel karşılığında sanıktan bu hisseyi satın aldığı, ancak kendisine herhangi bir hissenin devredilmediği, daha sonradan çeklerin sahte çıkıp ödenmemesi üzerine hissenin bu kez tanık Ali tarafından dava dışı Mehmet Karadaş' a satıldığı, bu surette sanığın haksız menfaat elde ettiği iddia olunan olayda; sanığın suç kastının ve maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, tanık ...'ın yeniden ayrıntılı beyanları alınarak, sahte olduğunu beyan ettiği çeklerin ödenip ödenmediği, çekler ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunup bulunulmadığı hususlarının sorulması, şayet çekler sahte ise çekin ne surette sahte olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması, gerektiği takdirde bu hususta rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Katılan vekilinin Temyizi Yönünden
Katılan vekilinin temyiz isteminden sonra sanığın 26.10.202 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2025 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.