‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2213 K.2016/4587

Esas No: 2016/2213 · Karar No: 2016/4587 · Karar Tarihi: 17.05.2016
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın sahte senet ciro edip resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan iddia edilmesi; Mahkemenin sonucu: 17 Mayıs 2016’da oybirliğiyle karar verildi, sanığın beraat ettirilerek davanın bozulması hükmü bağlandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM: Beraat

Sanığın aldığı araç karşılığında katılan ...'a alacaklısı kendisi borçlusu ise kimliği ve adresi sahte olup var olmayan ..... isimli şahsa ait sahte senedi ciro edip vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın, bozma sonrası tespit edilen anlatımında, ..... isimli şahsı tanımadığını, senedin eline ne şekilde geçtiğini bilmediğini, ...'un senedi boş olarak kendisine verip doldurttuğunu düşündüğünü beyan etmesine karşın, bozma öncesi savunması okunup sorulduğunda bu kez beyanında geçtiği üzere ....'ın kendisinden kamyonet ile ambalaj malzemesi alan şahıs olabileceğini, açık adresini ve kimliğini bilmediğini, ..... ile olan alışverişe ilişkin hiçbir belgesinin bulunmadığını beyan ederek çelişkili ve tutarsız anlatımlarda bulunması, ..... isimli bir kişinin varlığı saptanamadığı gibi sanığın alışverişe ilişkin herhangi bir fatura ve belge ibraz edememesi, ...... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün uzmanlık raporu ile senet ön yüzdeki borçlu .... imzaları dışında tüm yazıların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edilmesi karşısında, eylemin sübut bulduğu gözetilmeden ve “dolandırıcılık” suçu yönünden önceden doğan bir borç nedeniyle sonradan senet düzenlenip verilmesi halinde, borç daha önce oluştuğundan senet ile arasında nedensellik bağı bulunmayacağı, bu nedenle hile unsuru olarak kabul edilemeyeceğinden, sanığın suça konu senedi aldığı araç karşılığı katılana alımdan önce veya sonra verip vermediğinin tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?