Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/1773 K.2017/2131
Özet: Mahkeme, sanıkların resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık ve kamu kurumunun vasıtasıyla dolandırıcılık suçlarını işlediğini belirterek, TCK 158/1, 204/1-3 maddeleri çerçevesinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beş bin günden fazla adli para cezası şeklinde mahkumiyet kararını kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesindeki “Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır. Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmü yer almaktadır.
25.4.2013 tarihli mahkeme kararında; sanıkların TCK'nın 158/1-d kapsamında kalan dolandırıcılık ve TCK'nın 204/ 1- 3 maddesi kapsamında kalan sahtecilik eylemleri sabit görülerek mahkumiyetlerine hükmedilmesi, kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun cezasının “iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ve beşbin güne kadar adli para cezası ” olması, resmi belgede sahtecilik suçunun cezasının “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve beşbin güne kadar adli para cezası ” olması ve Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 2016/23 sayılı kararına göre de TCK'nın 204/3. maddesinin temel ceza değil arttırım içerdiği, ceza dairelerinin görevlerinin belirlenmesinde arttırım maddelerinin dikkate alınmayacağı hususu karşısında TCK'nın 204. maddesinden daha ağır cezayı gerektireceği açıktır.
Bu itibarla mahkemenin kabulü, temyiz kapsamı ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yargıtay 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 22.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesindeki “Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır. Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmü yer almaktadır.
25.4.2013 tarihli mahkeme kararında; sanıkların TCK'nın 158/1-d kapsamında kalan dolandırıcılık ve TCK'nın 204/ 1- 3 maddesi kapsamında kalan sahtecilik eylemleri sabit görülerek mahkumiyetlerine hükmedilmesi, kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun cezasının “iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ve beşbin güne kadar adli para cezası ” olması, resmi belgede sahtecilik suçunun cezasının “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve beşbin güne kadar adli para cezası ” olması ve Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 2016/23 sayılı kararına göre de TCK'nın 204/3. maddesinin temel ceza değil arttırım içerdiği, ceza dairelerinin görevlerinin belirlenmesinde arttırım maddelerinin dikkate alınmayacağı hususu karşısında TCK'nın 204. maddesinden daha ağır cezayı gerektireceği açıktır.
Bu itibarla mahkemenin kabulü, temyiz kapsamı ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yargıtay 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 22.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.