‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/555 K.2012/4105

Esas No: 2012/555 · Karar No: 2012/4105 · Karar Tarihi: 23.03.2012
Özet: (1) Sanığın, 16 08 2004 tarihinde resmi mercilere yalan beyanda bulunarak memura yalan beyan suçunu işlediği iddia edildi. (2) Mahkeme, sanığı 5237 sayılı TCY’nın 206/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığını belirtti.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memura yalan beyanda bulunmak

**HÜKÜM:** Resmi belgenin düzenlenmesinede yalan bayan suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 206/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı

Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin sanığın İbrahim Karaçoban adıyla ifade verdiği 16.08.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, hırsızlık suçundan yakalandığında, gerçekte var olan bir kişinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle kendi kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmaktan ibaret eyleminin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen iftira suçunu oluşturacağı gözetilerek, lehe Yasanın belirlenmesinde 765 sayılı TCY'nın 343/2. maddesiyle 5237 sayılı TCY'nın 267. maddesinin karşılaştırılması suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “memura yalan beyanda bulunmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 16.08.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?