‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza HukukuTicaret Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/5202 K.2013/10183

Esas No: 2012/5202 · Karar No: 2013/10183 · Karar Tarihi: 17.06.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından mahkumiyetine dair temyiz itirazlarıdır; mahkeme, her iki davada da delillerin yeterli olduğunu belirterek temyiz itirazlarını reddederek mahkumiyet kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

I- Sanığın “ resmi belgede sahtecilik” suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarını incelenmesinde:
5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için belgenin sahte olarak düzenlenmesi veya başkasını aldatacak şekilde değiştirilmesi yeterli olacağı gibi sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması veya bu eylemlere iştirak etmekle de suçun oluşacağı cihetle; müşteki ...'nin 25.06.2004 günlü talimat ifadesinde suça konu çeki sanık ...'ın arkasına ciro atılmış ve diğer kısımları da doldurulmuş şekilde kendisine verdiğini, müşteki vekilinin aynı tarihli dilekçesinde ise çek konusu borç ile ilgili başlattıkları icra takibi sırasında borçluları ..., ... ve ... olan bonoların verildiğini ancak bu bono bedellerinin de ödenmediğini beyan ettiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin sanığın üzerine atılı sahtecilik suçunun sübut bulduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun somut olaya ilişkin ilgili hükümleri ayrı ayrı tatbik olunarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun belirlenmiş, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeme gerekçeleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık müdafinin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 13.04.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?