Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/5118 K.2012/5580
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** TCK.nun 204/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 gün 214/98 sayılı kararında açıklandığı üzere yoklukta verilen hükümde yanılgıya yol açacak biçimde yasa yolu süresinin başlangıcının gösterilmemesi, ayrıca sanığın yokluğunda verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi adrese daha önce adli mercilerce usulünce bir tebligat yapılmamış olması, bu adresin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden bulunmaması nedeniyle geçersiz olup, sanığın 29.01.2010 havale tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verildiğinin kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, adli emanette kayıtlı suça konu ve sahte olduğu kabul edilen çek yaprağı incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılıp, gerekçede aldatıcılık yeteneği irdelenerek, denetime olanak verecek şekilde suça konu belge aslı dosya içerisinde de bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya görede:
Sanık hakkında asgari hadden uzaklaşarak, ceza tayin edilmesi nedeniyle kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 522. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 61/1-e maddesi ve ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, somut uygulamalı karşılaştırma yapılmadan 5237 sayılı TCK’nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** TCK.nun 204/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 gün 214/98 sayılı kararında açıklandığı üzere yoklukta verilen hükümde yanılgıya yol açacak biçimde yasa yolu süresinin başlangıcının gösterilmemesi, ayrıca sanığın yokluğunda verilen hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi adrese daha önce adli mercilerce usulünce bir tebligat yapılmamış olması, bu adresin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden bulunmaması nedeniyle geçersiz olup, sanığın 29.01.2010 havale tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verildiğinin kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü:
1- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, adli emanette kayıtlı suça konu ve sahte olduğu kabul edilen çek yaprağı incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılıp, gerekçede aldatıcılık yeteneği irdelenerek, denetime olanak verecek şekilde suça konu belge aslı dosya içerisinde de bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya görede:
Sanık hakkında asgari hadden uzaklaşarak, ceza tayin edilmesi nedeniyle kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 522. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 61/1-e maddesi ve ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, somut uygulamalı karşılaştırma yapılmadan 5237 sayılı TCK’nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.