Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4553 K.2012/6266
Özet: (1) Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm giyip, temyiz itirazlarının reddiyle mahkeme kararı; (2) Mahkeme, savcının ve sanık müdafinin temyiz itirazlarını yerinde görülerek kararın onaylanmasını ve 1 yıl 8 ay hapis cezasını kesinleştirir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanık ...; Beraat Sanık ...; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası
I-Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik vaki temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan o yer Cumhuriyet savcısının suçun sübut bulduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık müdafinin sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik vaki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Dosya arasında mevcut Bağkur İl Müdürlüğünün 26.10.2000 günlü ve Kocamustafapaşa Vergi Dairesince Fatih Cumhuriyet Başsavcılığına verilen 21.12.2000 tarihli suç duyurusu yazılarında, sanık ... adına düzenlenerek Bağ-kur'a ibraz edilen İB formu ile 15.09.2000 tarihli ve 38154 sayılı yazıdaki mühürlerin farklı olduğundan şüphelenilerek ilgili kurum tarafından teyit yoluna gidilmesi ve belgede sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyetinin suçun unsuru olması karşısında, suça konu belgelerin kuruma ibraz edildiğinde sahteciliğin ilk bakışta anlaşılıp anlaşılmadığı, ilgili belgelerin doğruluğunun kurumdan sorulmasının mutad olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre;
a-Sanığın, diğer sanık ... adına 10.05.1999 tarihli İB formu ile 15.09.2000 tarihli Kocamustafapaşa Vergi Dairesi tarafından düzenlenmiş gibi görünen sahte belgeleri düzenleyerek Bağkur'a verdiğinin iddia olunması karşısında, sahtecilik eyleminin teselsül ettiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 19.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanık ...; Beraat Sanık ...; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası
I-Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik vaki temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan o yer Cumhuriyet savcısının suçun sübut bulduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık müdafinin sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik vaki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Dosya arasında mevcut Bağkur İl Müdürlüğünün 26.10.2000 günlü ve Kocamustafapaşa Vergi Dairesince Fatih Cumhuriyet Başsavcılığına verilen 21.12.2000 tarihli suç duyurusu yazılarında, sanık ... adına düzenlenerek Bağ-kur'a ibraz edilen İB formu ile 15.09.2000 tarihli ve 38154 sayılı yazıdaki mühürlerin farklı olduğundan şüphelenilerek ilgili kurum tarafından teyit yoluna gidilmesi ve belgede sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyetinin suçun unsuru olması karşısında, suça konu belgelerin kuruma ibraz edildiğinde sahteciliğin ilk bakışta anlaşılıp anlaşılmadığı, ilgili belgelerin doğruluğunun kurumdan sorulmasının mutad olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre;
a-Sanığın, diğer sanık ... adına 10.05.1999 tarihli İB formu ile 15.09.2000 tarihli Kocamustafapaşa Vergi Dairesi tarafından düzenlenmiş gibi görünen sahte belgeleri düzenleyerek Bağkur'a verdiğinin iddia olunması karşısında, sahtecilik eyleminin teselsül ettiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken, bu ilkelere uyulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 19.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.