Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4009 K.2012/10953
Özet: Uyuşmazlık, memur olmayan bir kişinin resmi belgede sahteciliği nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca hapis cezası ve hak yoksunluğu uygulanmasıdır; mahkeme, sanığı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis, hak yoksunluğu, mahsuba ve denetimli serbestlik tedbiriyle cezalandırarak infaz rejimini mükerrirlere özgü olarak belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 43, 62, 53, 58/7, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba, suça konu belgelerin delil olarak dosyada saklanmasına, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin
Yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK uyarınca verilen cezaların alt sınırdan takdir edilmiş olması ve 765 sayılı TCK.nun uygulanması halinde tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında anılan Yasanın 81. maddesi de uygulanacak olması karşısında, 5237 sayılı Yasa uyarınca hükmolunan cezaların sanık lehine olduğu anlaşıldığından, mahkemenin 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğunun kabulü sonucu itibari ile doğru bulunduğundan lehe yasanın 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörülen usul ve esaslara uyulmadan belirlenmesi isabetsizliği sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Adalet Bakanlığı Konya E Tipi Cezaevi Müdürlüğü'nün 25.09.2003 tarihli yazısı içeriğine göre sanığın tutukluluğunun infazına 04.05.2002 tarihinde başlandığının bildirilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında tutukluluğun başlangıcının yanlış olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 30.05.2006 gün ve 2006/5-147-149 sayılı kararında açıklandığı üzere; suç tarihinin ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 01.06.2005 tarihinden önce olduğu ve 5237 sayılı TCK’nun lehe bulunduğunun kabul edildiği durumlarda anılan Yasanın 58. maddesindeki koşulların oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasasa aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle ve 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 204/3, 43, 62, 53, 58/7, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba, suça konu belgelerin delil olarak dosyada saklanmasına, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin
Yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK uyarınca verilen cezaların alt sınırdan takdir edilmiş olması ve 765 sayılı TCK.nun uygulanması halinde tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında anılan Yasanın 81. maddesi de uygulanacak olması karşısında, 5237 sayılı Yasa uyarınca hükmolunan cezaların sanık lehine olduğu anlaşıldığından, mahkemenin 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğunun kabulü sonucu itibari ile doğru bulunduğundan lehe yasanın 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde öngörülen usul ve esaslara uyulmadan belirlenmesi isabetsizliği sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Adalet Bakanlığı Konya E Tipi Cezaevi Müdürlüğü'nün 25.09.2003 tarihli yazısı içeriğine göre sanığın tutukluluğunun infazına 04.05.2002 tarihinde başlandığının bildirilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında tutukluluğun başlangıcının yanlış olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 30.05.2006 gün ve 2006/5-147-149 sayılı kararında açıklandığı üzere; suç tarihinin ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 01.06.2005 tarihinden önce olduğu ve 5237 sayılı TCK’nun lehe bulunduğunun kabul edildiği durumlarda anılan Yasanın 58. maddesindeki koşulların oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde TCK'nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasasa aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle ve 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.