Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/3341 K.2012/4460
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2004 yılında sahte faturalar düzenleyip kullanması suçundan hüküm konulurken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/1 maddesinin uygulanıp uygulanmaması ve ilgili hapis cezasının belirlenmesiyle ilgilidir. Mahkeme, 15 ay hapis cezası vererek ve hak yoksunluğunu uygulayarak kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte faturalar düzenlemek ve kullanmak
HÜKÜM: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 ve 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ve anılan Yasanın 53/1. maddesinde belirtilen haklardan yoksunluğa hükmedilmesine dair.
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin sahte fatura düzenleme suçu için 29.12.2004, sahte fatura kullanma suçu için 01.04.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının birbirinden bağımsız ve ayrı suçlar olduğu gözetilmeden eylemlerin tek suç kabulü ile uygulama yapılması, aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura düzenlenmesi ve kullanılması nedeniyle eylemlerin teselsül ettiğinin ve fatura sayısı ve tutarı ile sanığın kastı da gözönüne alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında "2004 takvim yılında sahte faturalar düzenlemek ve kullanmak" suçundan hüküm kurulduğu sırada 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken bu yönde karşılaştırma yapılmaksızın 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 359/b-1. maddesi uyarınca tayin olunan temel hürriyeti bağlayıcı cezalar eşit ise de; 5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan yasa uyarınca hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılması, takdiri indirim maddesi uygulamasıyla ilgili bölümdeki "TCK'nun 62/1" ibaresinin de çıkartılıp yerine "765 sayılı Kanun'un 59." denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
SUÇ : Sahte faturalar düzenlemek ve kullanmak
HÜKÜM: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1 ve 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ve anılan Yasanın 53/1. maddesinde belirtilen haklardan yoksunluğa hükmedilmesine dair.
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin sahte fatura düzenleme suçu için 29.12.2004, sahte fatura kullanma suçu için 01.04.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının birbirinden bağımsız ve ayrı suçlar olduğu gözetilmeden eylemlerin tek suç kabulü ile uygulama yapılması, aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura düzenlenmesi ve kullanılması nedeniyle eylemlerin teselsül ettiğinin ve fatura sayısı ve tutarı ile sanığın kastı da gözönüne alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında "2004 takvim yılında sahte faturalar düzenlemek ve kullanmak" suçundan hüküm kurulduğu sırada 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerekirken bu yönde karşılaştırma yapılmaksızın 213 sayılı Vergi Usul Yasasının 359/b-1. maddesi uyarınca tayin olunan temel hürriyeti bağlayıcı cezalar eşit ise de; 5237 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda hapis cezasına mahkümiyetin doğal sonucu olarak anılan yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluğunun da uygulanması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde anılan yasa uyarınca hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılması, takdiri indirim maddesi uygulamasıyla ilgili bölümdeki "TCK'nun 62/1" ibaresinin de çıkartılıp yerine "765 sayılı Kanun'un 59." denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.