Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22277 K.2012/16526
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın “sahte fatura düzenlemek” suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine yargılama giderleri ve zamanaşımı konularını içeriyor. (2) Mahkeme, 12.07.2012 tarihli kararın iptalini, sanığın lehine olan zamanaşımının gerçekleştiğini kabul ederek kamu davasını düşürmeyi ve temyiz itirazlarını bozup yeniden yargılama gerektirmeyen bir karar vererek hükmü bozulmasına karar verdi.
Vergi Usul Yasasına muhalefet suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda; mahkumiyetine ilişkin İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.02.2010 tarihli hükmün katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2012 gün ve 2012/6522 Esas - 2012/13843 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2012 gün ve 11-2010/200092 sayılı yazısı ile itirazda bulunulması üzerine dosya 07.09.2012 tarihinde Daireye gönderilmekle yeniden okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
26.05.1935 gün, 111/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre, yargılama giderleri, ceza davalarında hükmün tamamlayıcı parçası olup Yargıtay incelemesine tabidir. Katılanın vekalet ücretine hak kazanabilmesi için katılan tarafın suçtan doğrudan zarar görmesi ve ayrıca sanığın yargılama süreci sonucunda mahkum olması gerektiğinden temyiz konusunun sadece katılan tarafın vekalet ücretiyle sınırlı olması durumunda bile davanın esasına girilmesi gerektiği anlaşıldığından, 6325 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 308/3. madde ve fıkrası gereğince Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görüldüğünden kabulüyle, Dairemizin 12.07.2012 gün ve 2012/6522-2012/13843 sayılı kararının iptaline;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2003 takvim yılında "sahte fatura düzenlemek” suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.04.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
26.05.1935 gün, 111/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre, yargılama giderleri, ceza davalarında hükmün tamamlayıcı parçası olup Yargıtay incelemesine tabidir. Katılanın vekalet ücretine hak kazanabilmesi için katılan tarafın suçtan doğrudan zarar görmesi ve ayrıca sanığın yargılama süreci sonucunda mahkum olması gerektiğinden temyiz konusunun sadece katılan tarafın vekalet ücretiyle sınırlı olması durumunda bile davanın esasına girilmesi gerektiği anlaşıldığından, 6325 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 308/3. madde ve fıkrası gereğince Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görüldüğünden kabulüyle, Dairemizin 12.07.2012 gün ve 2012/6522-2012/13843 sayılı kararının iptaline;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2003 takvim yılında "sahte fatura düzenlemek” suçunun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.04.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.10.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.