‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4619 K.2012/5567

Esas No: 2012/4619 · Karar No: 2012/5567 · Karar Tarihi: 12.04.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın sahte fatura kullanması ve defter‑belge ibraz etmemesi suçlarından dolayı açılan davada temyiz itirazlarının incelenmesiyle ilgiliydi; mahkeme, bu suçların yasal cezalarının türü ve üst sınırı ile dava zamanaşımının gerçekleştiğini belirleyerek temyiz itirazlarını reddetti. Sonuç olarak, mahkeme sanığı “sahte fatura kullanmak” suçu nedeniyle düşme ve mahkumiyet kararı verdi; “defter‑belge ibraz etmemek” suçuna ilişkin karar ise zamanaşımı nedeniyle bozulup düşürülerek iptal edildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura kullanmak, defter ve belgeleri ibraz etmemek

HÜKÜM: Düşme ve mahkumiyet

I-Katılan vekilinin sanık hakkında “sahte fatura kullanmak" suçu nedeniyle kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "sahte fatura kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanığın, “defter ve belgeleri ibraz etmemek" suçu nedeniyle kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin 02.11.2003 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "defter ve belgeleri ibraz etmemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 02.11.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?