Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22221 K.2013/10357
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 01.08.2000 tarihinde işlediği resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle geçersiz kılınması talebidir; (2) Mahkeme, ilgili TCK ve CMK hükümleri çerçevesinde, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek sanığın beraatini ilan etmiş ve kamu davasını düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Katılanın, yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin hükmün tebliğinden itibaren başlayacağının bildirilmesi nedeniyle yanıltıldığından vekilinin 22.12.2009 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının; suçun işlendiği 01.08.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine, sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı ve yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 01.08.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle dolandırıcılık suçu yönünden 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
Katılanın, yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin hükmün tebliğinden itibaren başlayacağının bildirilmesi nedeniyle yanıltıldığından vekilinin 22.12.2009 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının; suçun işlendiği 01.08.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine, sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı ve yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 01.08.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle dolandırıcılık suçu yönünden 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.