‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/19376 K.2012/17178

Esas No: 2012/19376 · Karar No: 2012/17178 · Karar Tarihi: 11.10.2012
Özet: (1) Sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin temyiz başvuruları; (2) Mahkeme, sanıkların hem sahtecilik hem de dolandırıcılık suçlarından 2 yıl 6 ay hapis (sahtecilik) ve 1 yıl 10 ay 15 gün hapis + 3.000 YTL adli para cezası (dolandırıcılık) cezalarını onaylayarak temyizleri reddetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık,

HÜKÜM: 1-Sanık ...:
a-Sahtecilik suçundan: TCK'nun 342/1, 59/2 maddeleri gereğince; 2 yıl 6 ay hapis.

b-Dolandırıcılık suçundan: TCK'nun 158/1-f-son, 35/2, 62/1, 52/2-4, 53/1-a, b, d, e maddeleri gereğince; 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 3.000 YTL adli para cezası ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına.

2-...:
a-Sahtecilik suçundan: TCK'nun 342/1, 59/2. maddeleri gereğince; 2 yıl 6 ay hapis.

b-Dolandırıcılık suçundan: TCK'nun 158/1-f-son, 35/2, 62/1, 52/2-4, 53/1-a, b, d, e, maddeleri gereğince; 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 3.000 YTL adli para cezası ve yasada sayılı haklardan yoksun bırakılmasına

I-Sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine dair hükmün müdafilerince temyizinde:
5377 sayılı Yasanın 19. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki TCK'nun 158/1-f maddesindeki yaptırımın alt haddinin 2 yıl hapis cezası olarak öngörüldüğü, değişiklikten sonra ise bu maddedeki hapis cezasının alt haddinin 3 yıl olarak öngörüldüğü, mahkemece 158. maddenin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında "teşdiden" demek suretiyle değişiklikten önceki yaptırım olan 2 yıllık alt hadden uzaklaşılıp 3 yıl hapis cezasına hükmedildiği dikkate alınarak kısa karardaki temel cezanın belirlenmesi sırasında uygulama maddesinde "son" ibaresinin sehven yazıldığı ve mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen
hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar müdafilerinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Bedelleri ödendiği halde suça konu çeklerin sanıklardan ... tarafından katılana iade edilmeyip keşide tarihleri değiştirilmek suretiyle diğer sanık ... vasıtasıyla icra takibine konularak kullandığı iddiasından ibaret olayda; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, sahte olduğu iddia edilen çek asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılmadan dosyada mevcut onaysız fotokopilere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, somut olayda suça konu çeklerin aynı anda kullanıldığının anlaşılması karşısında; olayda 765 sayılı Yasanın aksine, 5237 sayılı yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı göz önüne alınıp buna göre; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanığın eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 342/1, 80, 59/2. maddeleriyle sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62, 53. maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?